Social scale türkçesi Social scale nedir

Social scale ingilizcede ne demek, Social scale nerede nasıl kullanılır?

Social : Parti. Toplum içinde yaşayan. Toplumsal. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse). Arkadaş canlısı. Eğlence. Toplantı. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Sosyal.

Scale : Kabuk. Teraziye vurmak. I. alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar. örnek: ganoyit, ktenoyit, kozmoyit, plakoyit pul gibi balık pulları. kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olup dışa doğru uzamış olan çıkıntılar. örnek: sürüngen pulu. kelebeklerin kanatlarındaki desenleri meydana getiren renkli yapılar. bitkilerde epidermisten oluşan yassı küçük yapılar. Bir ölçüm boyutu ya da konusunu nicel olarak ölçmeye yarayan ve tam ölçünlü sınarlardan oluşmuş ölçme aracı. Kazan taşı. Tartar. Isıtılan sert suyun, bulunduğu kabın iç yüzeylerinde oluşturduğu katman. Gam (müzik terimi). Ölçüm ve hesap için kullanılan araç ve aygıtlara işlenen bölmeleme dizisi. Ölçü.

Social ability : Sosyal yetenek. Bir toplumun eğitim düzeyi ile özellikle niteliksel özelliklere sahip siyasi, ticari, sinai ve mali kurumlarından oluşan teknik yeterliliği olarak abramovitz tarafından tanımlanan kavram.

 

Social abnormality : Bir bireyin, bir toplumsal kümenin davranışlarında, toplumsal çevresi ile ilişkilerinde ya da toplumun yapısında, işlevlerinde, toplumsal olarak yaptırıma bağlanmış olan düzgülere uymayan niteliklerin bulunması. Toplumsal düzgüsüzlük.

Social accounting : Bk. sosyal hesaplar bir firma etkinliklerinin toplum üzerindeki etkisinin değerlendirildiği bir muhasebe yöntemi. Sosyal muhasebe. Sosyal hesaplar.

Social accounting matrix : Ekonominin farklı kesimleri arasında belirli bir dönemde milli gelir ve harcama hesapları işlemlerinin girdi-çıktı akım tablosu biçimdeki gösterimi. Sosyal hesaplar matrisi.

İngilizce Social scale Türkçe anlamı, Social scale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Social scale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Social standing : Sosyal duruş. Sosyal durum. İçtimai mevki. Sosyal konum.

Station in life : İçtimai mevki. Sosyal durum. Sosyal mevki.

Social status : Sosyal rütbe. Sosyal mevki. Toplumsal orun. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin başka birey ya da kümeler karşısındaki yerini belirleyen hak ve ödevlerin tümü. Sosyal konum. Bir kimsenin sosyal bir ölçekteki yeri.

Social rank : Toplumsal statü.

Social position : Bir bireyin, bir toplumsal kümenin ya da bir toplumun başka bir birey, küme ya da topluma göre bulunduğu ekonomik, ekinsel durum. Toplumsal yer. Sosyal pozisyon. Sosyal mekvi.