Scale türkçesi Scale nedir
- I. alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar. örnek: ganoyit, ktenoyit, kozmoyit, plakoyit pul gibi balık pulları. kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olup dışa doğru uzamış olan çıkıntılar. örnek: sürüngen pulu. kelebeklerin kanatlarındaki desenleri meydana getiren renkli yapılar. bitkilerde epidermisten oluşan yassı küçük yapılar.
- Gam (müzik terimi).
- Ölçü.
- Orantılı olmak.
- Hesaplamak.
- Derece.
- Tırmanarak çıkmak.
- Barem.
- Tarife.
- Bohr atom kuramına göre çekirdek çevresindeki elektronların durağan konumlarını belirleyen ve k, l, m...'simgeleriyle gösterilen eşözekli yuvarlar. 2 bir metalin yenimi sırasında yüzeyinde oluşan kalın, görünebilen katman. bir ısı değiştiricinin gövdesi.
- Pul.
- Ölçü aygıtları, çizim, çizge vb. üzerine düzgün aralıklarla konan imler.
- Ölçek.
- Ölçüm ve hesap için kullanılan araç ve aygıtlara işlenen bölmeleme dizisi.
- Tartar.
- Büyüklüğü belli ölçülerde değiştirme; böylece küçük çapta taslamlardan büyük çapta yapılar tasarlama.
- Skala.
- Kefe.
- Ayarlamak.
- Ölçeklendirmek.
- Ölçekleme.
- Kazan taşı.
- Bir ölçüm boyutu ya da konusunu nicel olarak ölçmeye yarayan ve tam ölçünlü sınarlardan oluşmuş ölçme aracı.
- Kazantaşı.
- Teraziye vurmak.
- Isıtılan sert suyun, bulunduğu kabın iç yüzeylerinde oluşturduğu katman.
- Terazi gözü.
- Pul pul olmak.
- Balık pulu.
- Cetvel.
- Biyoloji, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
- Kabuk.
- Basamak.
Scale ile ilgili cümleler
English: Five tremors in excess of magnitude 5.0 on the Richter scale have shaken Japan just this week, but scientists are warning that the largest expected aftershock has yet to hit.
Turkish: Richter ölçeğine göre büyüklüğü 5.0'ı aşan beş sarsıntı sadece bu hafta Japonya sarstı, ancak bilim adamları beklenen en büyük artçının henüz vurmadığı konusunda uyarıyorlar.
English: The Centigrade scale is used in Japan.
Turkish: Santigrat ölçek Japonya'da kullanılır.
English: Jale is a very beautiful woman. On a scale of one to ten, she's an eleven.
Turkish: Jale çok güzel bir kadın. Ona bir ölçekle, o bir on bir.
English: Ali stepped onto the bathroom scales.
Turkish: Ali banyo tartısı üzerine çıktı.
English: On a scale of 1 to 10, please rate your proficiency in the following languages.
Turkish: 10 a 1 ölçeğinde, lütfen aşağıdaki dillerdeki yeterliliğini sınıflandır.
Scale ingilizcede ne demek, Scale nerede nasıl kullanılır?
Scale analysis : Ölçek çözümlemesi. Yığışımlı ölçeği oluşturacak sınarları seçerken ölçektartım çizelgesine bakarak açık tutarsızlık gösteren ya da yığışımlı niteliğe uygun düşmeyen sınarların elenmesini sağlayan çözümleme.
Scale armor : Zırhlı elbise.
Scale beam : Terazi kolu.
Scale buying : Toptan alış. Topluca alma. Toptan satın alma.
Scale construction : Çeşitli sınama işlemleriyle ölçüm konusuna ilişkin olduğu saptanarak seçilen soru ya da sınarların uygun biçimde düzenlenmesiyle bir gözlem aracına ölçekleyici içbütünlük ve biçimsel özellik kazandırma. Ölçek oluşturma.
Scale division : Ölçek böleyi. Ölçek taksimatı. Ölçek bölümü.
Scale economies hypothesis : Ölçeğin genişlemesiyle birlikte marjinal ve ortalama maliyetlerin azalmasına bağlı olarak verimliliğin artacağını ileri süren önsav. Ölçek ekonomileri önsavı. Ölçek ekonomileri hipotezi.
Scale economies theory : Ölçek ekonomileri kuramı. Ülkeler her bakımdan aynı olsalar bile, her ülke içsel ekonomilerin geçerli olduğu malları daha ucuza üretip bu mallarda uzmanlaşarak dışsatım yaptığı durumda, tüm ülkelerin dış ticaretten karlı çıkacaklarını ileri süren kuram.
Scale differential : Bir ölçeği oluşturan sınarların bir tutum sürekliliği üzerinde yüksek -sayıllı ya da konumlu kişileri, düşük sayıllı ya da konumlulardan ayırma özelliği. Ölçek ayırıcılığı.
Scale down : Küçültmek. Düşürmek. Azalmak. Azaltmak. Düşmek. İndirmek.
İngilizce Scale Türkçe anlamı, Scale eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Scale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scale off : Pullanmak. Pullarını ayıklamak. Pul pul dökülmek.
Rule : Egemen olmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Çizmek. Hükümdarlık etmek. Usul. Kural. -e egemen olmak. Yargılar. Yönetmelik. Yönetmek.
Instructions : Düzerge. Açıklamalar. Talimat. Direktif. Talimatname. Emir. Bilgi. Yönergeler. Direktifler. Yönerge.
Temperature scale : Sıcaklık ıskalası. Bir atm. basınçtaki arı suyun donma ve kaynama sıcaklıkları gibi belirli iki fiziksel dönüşüm olayına, iki ayrı değer vererek, aralığı belli sayıya bölmekle sağlanan ölçek. Sıcaklık skalası. Sıcaklık ölçeği.
Flight : Akış. Kaçma. Atlama yapan vücudun, ilk sıçramadan konmaya değin havada aldığı yol. Geri çekilme. Kazağı. Sürü. Uçakla seyahat. Uçuş. Uçma. Böcek sürüsü.
Scaling factor : Bir sorun'un çözümünde elde edilecek sonucun, makinece deyimlenebilecek sınırlar içinde elde edilmesi için, çarpıldığı katsayı; ölçek. Ölçekleme faktörü. Ölçeklem katsayısı. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bölme katsayısı. Ölçekleme oranı. Ölçekleme katsayısı.
Extents : Kapsam. Yükseklik. Uzunluk. Alan. Boyut. Genişlik.
Ordered series : Sıralı seriler.
Index : Dizin. Belli bir olaya ilişkin sayısal değerlerin zaman ve uzam açısından gösterdiği göreli değişmelerin ölçüsü. bir olgunun nicelik, boyut ve değer bakımından belli bir zamanda eriştiği düzeyin, o değişkenin temel alınan dönemdeki değerine göre ifade edilmesi. Bir belgenin ya da bir kütüğün içindeki bilgilerin bulundukları yerlere yollama yapan ya da bunun için anahtar niteliği taşıyan göstergeler listesi. Yasak kitaplar listesine yazmak. İbre. İşaret. işaret parmağı. İndekslemek. İndeks düzenlemek. Bir kitabın ya da derginin içindekileri (kişi, konu, yer adı vb.) yer numarasıyle belirten ve kitabın ya da dergi cildinin arkasında yer alan abecesel liste. belli bir konuda çıkan kitap ve dergilerdeki yazılara ulaşımı sağlayan ve ayrı bir kitap ya da süreli yayın biçiminde çıkan yapıt. kitaplıkbilim ve belgebilim alanında belli bir bilginin ya da belgenin nerede olduğunu belirleyen düzenli liste. Bir kitap içinde geçen kişi adları, yer adları, kavramlar, terimler vb. ile bir dergi cildinin yazar ve konularını eser sonunda veya müstakil bir kitap halinde, sınıflandırılmış olarak ve geçtiği sayfaları belirterek gösteren alfabetik liste. türk dili dizini, türk kültürü (dergisi) dizini gibi. metin halinde yayımlanan bir eserde, o metinde geçen kelimelerin anlamlarını ve metinde geçtiği yerleri belirten alfabetik sözlük. divanü lugatit-türk dizini, tarama sözlüğü dizini, türk turfan metinleri dizini (index der türkischen turfan texte) gibi.
Straightedges : Mastar. Çizgilik.
Scale synonyms : moment magnitude scale, mercalli scale, mohs scale, quantitative relation, graduated table, scale of measurement, tartar, furring, tartars, calculates, pitch, rank, gradation, coverings, arrange, computes, weigh up, dimensions, hulling, footboard, benchmarks, digit place, benchmark, spalls, flake, prospectus, wage scale, dimension, calibrating, carapace, gaging, covering, dislodged slices.
Scale zıt anlamlı kelimeler, Scale kelime anlamı
Small : Alçak. Küçük küçük. Ufak ufak. Basit. Fakir. Sıradan. Ufak. Zayıf. Ufacık. Arka.
Little : Önemsiz. Kısa. Ufak. Küçük. Az miktarda. Az miktar. Azıcık. Az. Hemen hemen hiç. Genç.
Scale ingilizce tanımı, definition of Scale
Scale kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To ascend by steps or by climbing. An instrument or machine for weighing. Hence, the balance itself. A series of steps. Chiefly used in the plural when applied to the whole instrument or apparatus for weighing. Also used figuratively. To separate and come off in thin layers or laminæ. Also, to grade or vary according to a scale or system. To weigh or measure according to a scale. To climb by a ladder, or as if by a ladder. To strip or clear of scale or scales. To lead up by steps. A means of ascending. As, to scale the wall of a fort. One of the small, thin, membranous, bony or horny pieces which form the covering of many fishes and reptiles, and some mammals, belonging to the dermal part of the skeleton, or dermoskeleton. [Bakınız: Cycloid, Ctenoid] and [Bakınız: Ganoid]. To measure. To clamber up. To ascend. As, to scale a fish. To scale the inside of a boiler. The dish of a balance. As, to turn the scale. As, some sandstone scales by exposure. A ladder.

Bu kısımda Scale kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Scale ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Scale anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Scale ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.