Pul nedir, Pul ne demek

Pul; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası.
  • Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık.
  • Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık.
  • Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt.
  • Akçeden küçük metal para.
  • Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri
  • Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık.
  • Küçük ve ince tabakacıklar.
  • Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık.

"Pul" ile ilgili cümleler

  • "Arkasında bir omzu tamamıyla açık, altın pul işlemeli bir akşam tuvaleti vardı." - H. E. Adıvar
  • "Bir adamla minimini bir kız çocuğu elleri balık pulu içinde balık avlıyordu." - S. F. Abasıyanık
  • "Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Küçük ayakkabı çivisi.

Zar gibi ince yaprak : Soğan pulu.

Para: Pulum yohdu.

Düğme.

Düğme.

Para

Biyoloji'deki anlamı:

Kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olup dışa doğru uzamış olan çıkıntılar. Örnek: Sürüngen pulu.

 

Kelebeklerin kanatlarındaki desenleri meydana getiren renkli yapılar.

I. Alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar. Örnek: Ganoyit, ktenoyit, kozmoyit, plâkoyit pul gibi balık pulları.

Bitkilerde epidermisten oluşan yassı küçük yapılar.

Gitar terimi olarak anlamı:

Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: kabuk]

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Bir örtünün ilerleme sırasında kırılmasıyle, temelindeki oluşukların örtüdeki daha genç katmanların üstüne gelmiş dilimleri. (Kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar.)

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Kadın başörtülerinin kenar kısımlarına süs olarak dikilen ufak, yuvarlak, parlak tenekecikler. (Uluğbey *Senirkent -Isparta; *Bozüyük -Bilecik; *Seyitgazi -Eskişehir; Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya)

Zooloji alanındaki anlamı:

Kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olan ve dışa doğru büyümüş olan çıkıntılar; örnek: Sürüngen pulu.

alt deri ya da üst-deriden meydana gelmiş olan küçük yassı safihacıklar; örnek: Balık pulu.

Diğer sözlük anlamları:

Bir akçanın üçte biri.

Bilimsel terim anlamı:

Katı yapıdaki çözünük gazların yapıdan çıkması sonucu, çeliğin yüzeyinde oluşan pul biçimli yüzey çıkıntısı.

Başlık altına konan madensel, yassı halka.

İngilizce'de Pul ne demek? Pul ingilizcesi nedir?:

scale, flake, washer, dislodged slices, flack, scales

 

Fransızca'da Pul ne demek?:

ecaille, squame

Osmanlıca Pul ne demek? Pul Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

sadefe, harşef, rondela

Pul anlamı, kısaca tanımı:

Pul tutmak : Para kazanmaya başlamak.

Pula dönmek : Değersizleşmek.

Pul biber : Kurutulduktan sonra dövülmüş iri taneli kırmızıbiber.

Pul kanatlılar : Eklem bacaklılardan, kanatları geniş ve sayısız küçük pullarla örtülü, sıvıları emmek için hortum biçiminde ağzı olan, başkalaşmaya uğramış böcekleri, kelebekleri içine alan böcekler takımı, kelebekler.

Pul koleksiyoncusu : Pulcu.

Pul koleksiyonculuğu : Pulculuk.

Pul pul : Küçük tabakalar biçiminde.

Pul şişe : Yeşil camdan yapılmış olan çok ince çeperli şişe.

Para pul : Para, para niteliğinde olan şey.

Damga pulu : Resmî işlemlerde belgelere yapıştırılan pul.

Denetim pulu : Devletçe verginin kesildiğini gösteren etiket, bandrol. Paketlerin, şişelerin ağızlarına konulan şerit veya etiket, bandrol.

Evren pulu : Mika.

Posta pulu : Posta ile gönderilen şeylere yapıştırılan ve para karşılığında alınan pul.

Taksa pulu : Taksalı mektuplara yapıştırılan pul.

Küçük : Yaşı daha az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Küçük abdest. Değersiz, önemsiz.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

İnce : Hafif, gücü az. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Taneleri ufak, iri karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Zayıf. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı.

Metal : Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde.

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Pul baskısı : Pulda delik açmakta kullanılan araç. (*Aksaray -Niğde)

Pul deliği : İlik : Şu hırkanın pul deliklerini açsana kızanım.

Pul deri grefti : Yalnızca küçük bir deri parçasının nakledilmesi.

Pul durumuna getirme : Pulcuk durumuna getirme.

Pul evi : İlik

Pul gomlak : İnce, küçük pulcuklar halinde satışa çıkarılan gomlak türü.

Pul pul dökülmek : küçük ve ince tabakalar hâlinde dökülmek.

Pul pul olmak : küçük ve ince tabakalar hâlinde olmak. İlgili cümle: "“Fırınlanmış birader, iki yıl sonra pul pul olmaz mı bunun vernikleri?”" H. Taner. Ateş nedeniyle yanaklar al al olmak.

Pul vergisi : Belirli belge, belgit ve duyurulardan özel yasasına göre pullama yoluyla alınan vergi.

Pul ile ilgili Cümleler

  • Pul koleksiyonumu görmek ister misin?
  • Ali pul koleksiyonu ile gurur duymaktadır.
  • Pul koleksiyonum yok ama onu davet etmek için bir mazeret olarak kullanabildiğim Japon kartpostal koleksiyonum var.
  • Ali bana pul koleksiyonunu gösterdi.
  • Yemek yapmak, örgü örmek, bahçıvanlık, pul toplamak ve benzeri birçok hobileri vardır.
  • Zarfın üzerine pul yapıştırmayı unutma.
  • Pul koleksiyonumu görmeni isterim.

Diğer dillerde Pul anlamı nedir?

İngilizce'de Pul ne demek? : n. subunit of the basic Afghan currency afghani

n. vase

n. stamp, scale, flake, lamina, lamella, spangle, washer, rove, squama, tinsel, trichome

Fransızca'da Pul : timbre [le]; cortex [le]; écaille [la]; (tavla) dame [la]

Almanca'da Pul : n. Marke, Paillette, Schuppe

Rusça'da Pul : n. марка (F), блестка (F), чешуя (F), мишура (F), головка (F), шляпка (F), бирка (F), шайба (F), прокладка (F), пул (M)