Pul koleksiyonculuğu nedir, Pul koleksiyonculuğu ne demek

  • Pulculuk

Pul koleksiyonculuğu hakkında bilgiler

Posta pullarını ve posta pullarıyla ilgili zarfları ve benzeri nesneleri toplama ve biriktirme işlemine pul koleksiyonculuğu böyle koleksiyon yapan kişilere ise pul koleksiyoncusu denir. Dünyada günümüzde yüz milyon civarında pul koleksiyoncusu olduğu tahmin edilmektedir.

Pul koleksiyonculuğu, pulları inceleyen bilim dalı olan filateli ile karıştırılmamalıdır. Her ne kadar filateli, pul koleksiyonculuğunu da içinde bir alt dal olarak barındırsa da pul koleksiyonculuğundan ibaret değildir. "Pul koleksiyonculuğu" yerine filateli kelimesinin kullanımı yaygın bir hatadır.

Pul koleksiyonculuğu ilk defa Birleşik Krallık'ta 1840 yılında Penny Black denilen pul ile başlamıştır. Bu pulun üzerinde genç Kraliçe Victoria'nın resmi bulunmaktaydı. Pul, dantelleri olmadığı için makasla kesilerek kullanılmıştır. Penny black'in kullanılmayan örnekleri çok seyrek iken, kullanılan örnekleri oldukça yaygındır ve durumuna göre 25-150 dolar arası satılır hale gelmiştir.

Çocuklar ve gençler, 1860'lı yılların başlarında ve 1870'lerde pul biriktirmeye başlamışlar, yetişkinler ise bu durumu çocukça bir hareket olarak değerlendirmişlerdir.

Pul koleksiyonculuğu anlamı, kısaca tanımı:

 

Koleksiyoncu : Koleksiyon yapmaya meraklı kimse, derlemci.

Koleksiyon : Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü. Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem.

Pulculuk : Pul derleyiciliği veya derleyenlere satma işi, pul koleksiyonculuğu, filateli. Pul satma işi.

Posta : Takım, kol. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Hizmet nöbetinde bulunan er. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü. Kez, defa, sefer.

Zarf : Kap, kılıf, sarma. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç.

Benzeri : Aynı.

Nesnel : Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.

Toplama : Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Toplanarak bir araya getirilmiş. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplamak işi.

Biriktirme : Biriktirmek işi.