Sorulama nedir, Sorulama ne demek

Sorulama; Yöntem Bilimi, Yazın alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Belli bir konuda bilgi almak üzere sorulabilecek olanaklı sorular arasından ya da bir içerik evreninden örnek alma ya da bir alan araştırmasında bilgi içerikli bir yanıt almak üzere soru sorma.

Düzyazı ya da şiirde, yanıt beklemeden soruya başvurma sanatı. Sana dar galmeyecek makberi kimler kazsın? (Mehmet Akif Ersoy).

Sorulama tanımı, anlamı

Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual

Alan araştırması : Bir olayın veya durumun bilimsel amaçlarla yerinde incelenmesi.

İçerik evreni : Bir ölçüm boyutunun açık ya da örtük, olgusal ya da mantıksal içerimleri.

Örnek alma : Bir özdeğin niteliklerinin belirlenmesi için yapılacak çözümleme, deney ve benzerleri işler için dizgeler, kurallar ve istatistiksel olasılıklara uygun olarak bir bölümün alınması. Kullanmayla değişen bileşimlerini yoklamak ereğiyle, yunaklardan örnek alma işlemi.

Araştırma : Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.

İçerikli : Herhangi bir niteliği, özelliği içeren, muhtevalı.

 

Olanaklı : Olma ihtimali bulunan, kabil.

Başvurma : Başvurmak işi, müracaat.

Bekleme : Beklemek işi.

Düzyazı : Şiir olmayan söz ve yazı, nesir, mensur, inşa.

Makber : Mezar, kabir, metfen.

İçerik : Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.

Olanak : İmkân.

Mehmet : [Bakınız: Muhammet].

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Galme : Keçi.

Sorma : Sormak işi.

Ersoy : Yiğit soydan gelen kimse.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Almak : Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

Diğer dillerde Sorulama anlamı nedir?

İngilizce'de Sorulama ne demek ? : asking question, questioning

Osmanlıca Sorulama : sual, istifham