Soups türkçesi Soups nedir

  • Nitrogliserin.
  • Et.
  • Motor gücü.
  • Et suyu.
  • Etsuyu.
  • Fotoğraf banyo ilacı.
  • Çorba.
  • Yoğun sis.
  • Sebze ya da benzer malzemelerin karışımından hazırlanan sıvı yiyecek.

Soups ingilizcede ne demek, Soups nerede nasıl kullanılır?

Soupspoon : Çorba kaşığı. Çorba içmek için kullanılan büyük kaşık.

Soup and fish : Smokin ceketi. Erkeklerin resmi akşam giyeceği. (argo) smokin.

Soup bowl : Çorba kasesi.

Soup kettle : Çorba tenceresi.

Soup kitchen : Aşocağı. Aşevi. Aşhane. Aş ocağı. İmarethane. Sahra mutfağı. Yoksullara parasız yemek verilen yer.

Be in the soup : Zor durumda olmak. Ayvayı yemek. Sıkıntıya girmek veya düşmek. Dara düşmek. Başı dertte olmak. Hapı yutmak.

Soup up : Motorun gücünü artırmak. Güçlendirmek. Daha sağlam olmasını sağlamak. Geliştirmek. Daha sağlamlaştırmak. Büyütmek. Kuvvetlendirmek. Gücünü artırmak.

Soup ladle : Çorba kepçesi. Kepçe.

Soup plate : Çorba tabağı.

Soup of the day : Günün çorbası. Bir menüde sunulan özel çorba.

İngilizce Soups Türkçe anlamı, Soups eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soups ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chowder : Balıklı sebze çorbası. Amerikan yahnisi. Balık çorbası. Balık türlüsü.

Composition : Derleme. Bileşim. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Birden çok bağımsız öğeden oluşan ve bileşenlerin kendi özelliklerini koruduğu toplu birlik. Yazı. Yapıt. Sözlü-yazılı anlatım. Tahrir. Kompozisyon. Nitelik.

 

Salmagundi : Çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan salata. Ançuez ve yumurtali bir yemek. Karışık derleme.

Borsch : Şeker pancarı lahana ve bazı diğer içerikleri olan bir doğu avrupa çorbası.

Mock turtle soup : Kelle çorbası.

Engine output : Motor çıkışı. Motor verimi.

Beef : Sızlanmak. Adale. Şıkayet etmek. Mızırdanmak. Sızlanıp durmak. Sığır eti. Sızlanma. Yakınmak. Dırlanmak.

Lentil soup : Mercimek çorbası.

Chicken soup : Tavuk çorbası.

Pea souper : Koyu sis.

Soups synonyms : cock a leekie, green pea soup, green turtle soup, mulligatawny, borsh, borshch, bortsch, soup du jour, alphabet soup, potage st. germain, pepper pot, oxtail soup, eggdrop soup, won ton, borsht, philadelphia pepper pot, cocky leeky, petite marmite, soup stock, soup, gravies, broths, meat, turtle soup, misty thickness, pottage, scotch mist, bouillons, potage, vichyssoise, motor power, beef tea, marmite.

Soups zıt anlamlı kelimeler, Soups kelime anlamı

Thin : Zayıflamak. Seyrek. Ayırmak. Hafif. İncelmek. Seyrelmek. İnceltmek. İnce. Seyrelmek (saç).

Unemotional : Heyecanlanmayan. Hissiz. Heyecansız. Duygusuz.