South east türkçesi South east nedir
- Güneydoğu.
- Güney ile doğu yönlerinin ortası.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Doğu ile güney arası yön. bk. anayönler, arayönler.
South east ingilizcede ne demek, South east nerede nasıl kullanılır?
South : Güneyden. Az gelişmiş ülkeler. Güneyde. Güneyden gelen. Güneye doğru. Güney. Lodos. Güneye. Cenup.
East : Doğuya doğru. Doğudaki bölüm. Doğudaki. Nevada eyaletinde şehir. Doğuya. Şark. Doğuya doğru olan. Gündoğusu. Herhangi bir yerde gün-gece eşitliği günlerinde güneşin çevrende doğduğu yön. bk. anayönler. Doğu.
South east asia : Kamboçya ve diğer ulusları içeren asya bölgesi. Güney doğu asya. Vietnam.
South easterly : Güneydoğudan. Güneydoğulu. Güneydoğunun.
South eastern : Güneydoğuya ait. Güneydoğudan gelen. Güneydoğu ile ilgili. Güneydoğu. Güneydoğuya doğru. Birleşik devletler'in güneydoğusu ile ilgili.
Association of south east asian nations : Güneydoğu asya ülkeleri birliği.
South eastward : Güneydoğu yönünde. Güneydoğudan gelen. Güneydoğu yönünden gelen. Güneydoğuya doğru.
İngilizce South east Türkçe anlamı, South east eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak South east ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.
Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.
Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.
Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.
Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.
Air route : Havayolu. Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.
Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.
South east synonyms : east by south, aluvial coast, southeastern, southeast, southeasterly, abandoned meander, aboriginal population, south eastern, afforestation, agricultural production, adventife cone, age pyramid.

Bu kısımda South east kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede South east ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce South east anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz South east ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.