Sparrows türkçesi Sparrows nedir

  • Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, küçük boylu, gagaları koni biçiminde olan, böcek, meyve vb. yiyen serçe (passer domesticus), ağaç serçesi (p.montanus), söğüt serçesi (p.hispaniolensis), kaya serçesi (petronia petronia) türleri iyi bilinen bir familya.
  • Serçe.
  • Dağbülbülü.
  • Sparrow roketi.
  • Serçegiller.
  • Becet.
  • Çitserçesi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Sparrows ingilizcede ne demek, Sparrows nerede nasıl kullanılır?

Sparrow grass : Kuşkonmaz.

Sparrow hawk : Kerkenez. Atmaca.

Sparrow millet : Serçe darısı. Akdarı.

John sparrow david thompson : (1844-1894) kanadalı politikacı. 1892'den 1894'e kadar kanada başbakanı.

Levant sparrow hawk : Yoz armaca. Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımından, türkiye' nin batı ve kuzeybatı kısımlarında yazın, diğer kısımlarında kışın görülen, bahçe ve ormanlık alanlarda yaşayan göçmen bir tür. doğu atmacası, kısa parmak atmaca.

Female sparrow : Yumutlayan cinsiyete ait kuş. Dişi serçe.

Spanish sparrow : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, serçegiller (passeridae) familyasından, 16 cm kadar uzunlukta, erkeğinin sırtı kara, karnı sarımsı, dişi kül, kahverenginde olan akdeniz memleketlerinde tarlalarda yaşayan bir tür. bataklık serçesi. Bataklıkserçesi. Bataklık serçesi. Söğüt serçesi.

 

English sparrow : Serçe. Serçe kuşu. Ev serçesi.

Tree sparrow : Dağ serçesi. Dağserçesi. Ağaç serçesi. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, serçegiller (passeridae) familyasından, 14.5 cm kadar uzunlukta, sırtı kahverengi, karnı kül rengi ak, avrupa ve asya'da orman ve bahçelerde yaşayan bir tür. dağ serçesi.

Chipping sparrow : Serçe. Bir tür amerikan serçesi.

İngilizce Sparrows Türkçe anlamı, Sparrows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparrows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

House sparrow : Ev serçesi. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, serçegiller (passeridae) familyasından, sırtı kırmızı kahverengi, karnı kül rengi ak, dişisi kül renginde olan, palearktik bölgede evlerin yakınında yaşayan bir tür. evcil serçe.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Passer : Pas veren oyuncu. Aktarıcı. Geçen kişi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Sparrows synonyms : passeridae, passer montanus, family passeridae, passeriform bird, passer domesticus, true sparrow, prunella modularis, abramis zone, aardvark, dunnock, chippy, abductor muscle, sparrow, tree sparrow, chippies, acacia, passerine, abacus bodies, english sparrow, aardwolf, chipping sparrow, hedge sparrow, a protein, accentor, abo blood groups system.

Sparrows zıt anlamlı kelimeler, Sparrows kelime anlamı

Unsized : Kolalanmamış. Karışık. Numaralarına göre ayrılmamış.