Speak ill of türkçesi Speak ill of nedir

  • Kötülemek.
  • (hakkında) ileri geri konuşmak.
  • Hakkında kötü konuşmak.

Speak ill of ile ilgili cümleler

English: Donald doesn't like people who speak ill of others.
Turkish: Donald diğerleri hakkında kötü konuşan insanları sevmez.

English: Don't speak ill of Jim in his absence.
Turkish: Onun yokluğunda Jim hakkında kötü konuşma.

English: Don't speak ill of your classmates.
Turkish: Sınıf arkadaşlarınız hakkında kötü konuşmayın.

English: Don't speak ill of others.
Turkish: Diğerleri hakkında kötü konuşmayın.

English: Don't speak ill of him in public.
Turkish: Herkesin önünde onun hakkında kötü konuşma!

Speak ill of ingilizcede ne demek, Speak ill of nerede nasıl kullanılır?

Speak : Konuşabilmek. Tekellüm etmek. Düşünceleri iletmek. Çalmak. Söz söylemek. Söylemek. Göstermek (özellik). Ses çıkarmak. Söylemek (gerçeği veya sözü). Haberleşmek.

Ill : Zar zor. Kötü biçimde. Rahatsızlık. Garaz. Dert. Bela. Hoş olmayan bir biçimde. Anca. Hastalık. Huzursuzca.

Of : -nin. In. Den. Nin. -nın. -den. -den övünerek bahsetmek. -li. Yüzünden. -dan.

Speak ill of somebody : Hakkında kötü konuşmak.

Ill of : -den hasta.

Deserve ill of : Kötü muameleye layık olmak. Daha beterini hak etmek.

Think ill of somebody : Hakkında kötü düşünmek.

 

Speaking ill of : Hakkında kötü konuşmak. (hakkında) ileri geri konuşmak. Kötülemek. Kötüleme.

Take something ill of somebody : Yüzünden darılmak. Küsmek.

İngilizce Speak ill of Türkçe anlamı, Speak ill of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speak ill of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decries : Azarlamak. Kınamak. Batırmak. Zemmetmek. Yermek. Rezil etmek.

Backbitten : Çekiştirmek. Şikayet edip durmak. Arkasından dedikodusunu yapmak. Arkasından konuşmak. Yermek. Yokken kötülemek. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. İftira etmek. Gıybet etmek.

Confront : Yüz yüze getirmek. Yüzleştirmek. Karşı durmak. Yüz yüze gelmek. Üstüne gitmek. Zıt düşmek. Karşılaştırmak. Karşısına çıkmak. Karşı koymak.

Cry down : Hafife almak. Küçümsemek. Hafifsemek.

Blackens : Leke sürmek. Karartmak. Kirletmek. Kararmak. Kara çalmak. Karalamak. Siyahlatmak. Siyahlaşmak. Lekelemek.

Decrying : Batırmak. Kınamak. Rezil etmek. Yermek. Zemmetmek. Azarlamak.

Backbites : Yokken kötülemek. Gıybet etmek. Yermek. İftira etmek. Arkasından konuşmak. Çekiştirmek. Şikayet edip durmak. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. Arkasından dedikodusunu yapmak.

Confronts : Yüz yüze gelmek. Yüzleştirmek. Karşısına çıkmak. Yüz yüze getirmek. Zıt düşmek. Üstüne gitmek. Karşılaştırmak. Karşı durmak. Karşı koymak.

Speaking ill of : Kötüleme.

Speak ill of synonyms : speak ill of somebody, blacken, bad mouth, backbit, decry, cast reflections on, backbite, decried, defame.