Speak with türkçesi Speak with nedir

  • İle konuşmak.
  • Biriyle konuşmak.
  • İle tartışmak.

Speak with ile ilgili cümleler

English: Ali would like to speak with you.
Turkish: Ali seninle konuşmak istiyor.

English: Ali says it's urgent that he speak with you.
Turkish: Ali seninle konuşmasının acil olduğunu söylüyor.

English: At dinner time, don't speak with your mouth full.
Turkish: Yemek sırasında, ağzın dolu konuşma.

English: Can I speak with Judy?
Turkish: Judy ile konuşabilir miyim?

English: Ali told his son not to speak with his mouth full.
Turkish: Ali oğluna ağzı doluyken konuşmamasını söyledi.

Speak with ingilizcede ne demek, Speak with nerede nasıl kullanılır?

Speak : Haberleşmek. Ses çıkarmak. Konuşmak. Söylemek (gerçeği veya sözü). Belirtmek. Söz söylemek. Göstermek (özellik). Konuşabilmek. Çalmak. Tekellüm etmek.

With : -la. -lı. Nedeniyle. İle beraber. Birlikte. İle ilgili. -e karşın. Li. Yanına. Beraber.

Speak with conviction : İnançla konuşmak.

Speak about : Bir konu hakkında konuşmak.

Speak aside : Kendi kendine konuşmak.

Speak bluntly : Açık açık konuşmak. Dobra dobra söylemek.

İngilizce Speak with Türkçe anlamı, Speak with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speak with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Talk with : Laf etmek.

Have a word with : Biriyle bir kaç kelimelik bir konuşma yapmak. Biriyle kısaca konuşmak.

Talk to : Konuşmak. Hitap etmek.