Talk to türkçesi Talk to nedir
- Hitap etmek.
- Biriyle konuşmak.
- Konuşmak.
Talk to ile ilgili cümleler
English: "I'd like to talk to Mr Smith." "This is Smith speaking."
Turkish: " Bay Smith ile konuşmak istiyorum." " Ben Smith."
English: "I need to talk to you. It's urgent." "Tell me, I'm listening."
Turkish: "Seninle konuşmam gerek. Acil" "Anlat bana, Dinliyorum."
English: "Tom, there is something I want to talk to you about..." "Yes, what is it? Is it something serious?" "Yes, sort of..."
Turkish: "Tom, seninle hakkında konuşmak istediğim bir şey var..." "Evet, nedir? O ciddi bir şey mi?" "Evet, biraz."
English: "I want to talk to your grandfather." "That's not possible, he died a few years back."
Turkish: "Büyükbabanla konuşmak istiyorum." "Bu olanaksız, çünkü o birkaç yıl önce öldü. "
English: "Do you need something?" "Yes, I need to talk to you."
Turkish: "Bir şeye ihtiyacın var mı?" "Evet, seninle konuşmaya ihtiyacım var."
Talk to ingilizcede ne demek, Talk to nerede nasıl kullanılır?
Talk : Konuşmak. Konuşma. Söyleşi. Sohbet etmek. Sohbet. Hakkında konuşmak. Görüşmek. Konuşmak (bir dili). Boş laf. Söylemek.
To : İla. İle. -e kadar. Oranla. Karşı. -e göre. Ya. Göre. E. Kadar.
Talk to me : Konuş benimle.
Talk to oneself : Kendi kendine konuşmak.
Talk to somebody : Konuşmak. Azarlamak.
Talk to you later : Sonra konuşuruz. Ttyl (internet sonbet jargonu). Sizinle biraz sonra konuşacağım. Daha sonra konuşalım.
İngilizce Talk to Türkçe anlamı, Talk to eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Talk to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Appeal to : Destek aramak. Başvurmak. -e başvurmak. Yardım veya bilgi talep etmek. Hoş görünmek. -e çağrıda bulunmak. Hitap etmek (bir eğilime veya duyguya). Yardımına başvurmak. Medet ummak.
Chin : Gevezelik. Çene. Çene hizasına getirmek. Myanmar'da yaşayan etnik bir grup. Çin. Çenenin altına sıkıştırmak. Birmanya'da'burma'da. Çene hizası.
Cank : Dedikodu. Laklak etmek. (argo) sohbet.
Address : Ünvan. Göndermek. Söylev vermek. Söz yöneltmek. Konuşma yapmak. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir. Nutuk çekmek. Adres.
Buzz : Uğuldamak. Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü. Fısıldamak. Sinyal ile çağırmak. Vızıldamak. Vızlamak. Alçaktan uçmak (uçak). Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Bespeaks : Rica etmek. İstemek. Bir şeye delalet etmek. Ismarlamak. Göstergesi olmak. Sipariş vermek. Ayırtmak. Tutmak.
Be on to : Sürekli istemek. Haberi olmak. Biriyle iletişim kurmak. Haberdar olmak. (önemli bir şeyi) keşfetmek üzere olmak. İş üzerinde olmak. Temasta olmak. Bağlantıda olmak. Israr etmek.
Talk with : Laf etmek.
Speak with : İle tartışmak. İle konuşmak.
Bespeaking : İstemek. Ismarlamak. Bir şeye delalet etmek. Ayırtmak. Göstergesi olmak. Rica etmek. Sipariş vermek. Tutmak.
Talk to synonyms : be on speaking terms, catered, commune with, cater, chins, bespoken, buzzes, come out with, caters, chining, bespeak, chinning, commune, have a word with.

Bu kısımda Talk to kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Talk to ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Talk to anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Talk to ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.