Special auditing türkçesi Special auditing nedir

  • Özel denetleme.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Taşınır değerlerin sunumu için kayda alınmak üzere yetkili kuruma başvuran, birleşme, devir veya tasfiye durumunda bulunan anonim ortaklıklar ile aracı kurumlar ve yatırım ortaklıklarından yetkili kurumca belirlenen mali tablo ve raporların denetlenmesi.

Special auditing ingilizcede ne demek, Special auditing nerede nasıl kullanılır?

Special : Ekstra. Spesiyalite. Günün yemeği. Özel bir tren (normal tarifede bulunmayan). Özel bir indirim (fiyatta). Sıradan olmayan. Yemek (lokantaya has). Spesiyal. Özel baskı. Özel sayı.

Auditing : Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Hesap denetimi. Hesapların denetlenmesi. Mali denetleme. Muhasebe konularında uzmanlaşmış kişi veya kurumlarca hesapların ve kayıt usullerinin incelenmesi. Hesapların incelenmesi. Denetleme. Hesapları denetleme. Hesapların kontrolü. Denetim.

Special abilities : Özel yetenekler.

Special ability : Özel yetenek. Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek, bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek.

 

Special accounting period : Özel muhasebe dönemi. Özel hesap dönemi. Özel sayışım dönemi. Yapılan işin özelliği ve gereğine göre takvim ya da bütçe yılına uymayan ancak başladığı günden sonra yine on iki aylık süreyi kapsayan özel sayışım dönemi.

Special additive rule : Olasılık kuramında birbiriyle bağdaşabilen ya da birlikte gerçekleşebilen olaylardan birinin ya da ötekilerin gerçekleşme olasılığını saptamak üzere başvurulan ve bu olayların gerçekleşme olasılığı toplamından bunların birlikte gerçekleşme payının düşülmesini gerektiren kural. bk. genel toplama kuralı. Özel toplama kuralı.

İngilizce Special auditing Türkçe anlamı, Special auditing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Special auditing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Special auditing synonyms : ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a change in individual demand, ability to pay approach, a change in demand.