Spiling türkçesi Spiling nedir

  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Tahta tıkaçlar.
  • Sürenli berkitme.
  • Kazık yığını.

Spiling ingilizcede ne demek, Spiling nerede nasıl kullanılır?

Spilite : Spilit. Başlangıçta bol kalsiyumlu olan (bazik) plajioklasların sodyum kimyasal başkalaşım sonucu albitleşmesi ile oluşmuş, gri yeşil renkli püskürük kayacı. (genellikle sık bir doku gösterir ve çok ince tanelidir.).

Spile : Tıkamak. Tahta tıkaç. Fıçı tapası. Fıçı musluğu. Varil tapası. Ağaç özsuyunu akıtma oluğu. Tapa. Kazık. Kama.

Spilehole : Tapa deliği.

Spill : Asalak ışık. Düşme. Kazara dökmek. Serpmek. Tıkaç. Tutuşturma kağıdı. Tutuşturma tahtası. Gösteri için geçerli olmayan, aygıtların birinden ya da kulisten gelen kaçak ışık. Saçmak. Saçılmak.

Spill blood : Kan dökmek.

Spilled : Dökmek. Serpmek. Üstünden atmak (at). Dökülmüş. Söylemek. Düşürmek. Saçmak. Açığa vurmak. Dökülmek. Akıtmak.

Spillages : Dökülmüş şey. Dökülen. Döküntü. Dökülme.

Spill the beans : Açığa vurmak. (sırrı vb) açıklamak. Baklayı ağzından çıkarmak. (bir sürprizi vb) yanlışlıkla söyleyivermek. (sırrı vb) yaymak. Ötmek. (sırrı vb) açık etmek. Ağzından kaçırmak. (bir sürprizi vb) ağzından kaçırmak. Ağzından baklayı çıkarmak.

 

Spill the dope : Sırrını söylemek.

Spilledlight : Işıldaklardan ya da herhangi bir yerden gelen kaçak ışık. Işık kaçağı.

İngilizce Spiling Türkçe anlamı, Spiling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandon : Başlı-başına koymak. Tehire salmak. El etek çekmek. Koyup gitmek. Kesmek. Bırakmak. Kendini tamamıyla vermek. Boşlamak. Vazgeçmek.

Additional support : Ek destek.

Actinolite : Aktinolit. Işıntaşı.

Room : Fırsat. Olanak. Neden. Meydan. Apartman. Oda. Ç.daire. Mahal. Yer. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri.

Overhead : Baştan yukarıda olan. Yukarıda. Genel masraflar. Genel giderlerle ilgili. Asma. Ek yük. Tepede. Tepeden. Havai. Üstten.

Additional flotation : Yeniden yüzdürme.

Spilling : Düşürmek. Lavaj. Saçmak. Dökülmek. Akıtmak. Saçılmak. Serpmek. Söylemek. Dökmek. Üstünden atmak (at).

Acid proof : Asit geçirmez. Ekşite dirençli. Asite dirençli. Aside dayanıklı.

Abandoned mine : Bırakılmış ocak.

Spring equinox : İlkbahar ılımı. Bahar noktası. Yılın gece-gündüz sürelerinin eşit olduğu iki tarihten biri: güney yarımyuvarda 23 eylül, kuzeyde 21 mart.

Spiling synonyms : march equinox, advance per shift, advancing longwall, activated carbon, accident frequency, advance heading, upper surface, vernal equinox, springtime, hall, time of year, acid treatment, acidization, acid rock, hallway, adit, season, acetylene lamp.

Spiling zıt anlamlı kelimeler, Spiling kelime anlamı

Autumnal equinox : Güz ılımı. Sonbahar ekinoksu. Sonbahar çekidi. Sonbahar noktası. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks.

 

Wholesale : Toptancılık. Toptan olarak. Toptancı (tüccar). Geniş çapta. Büyük çapta olan. Toptan. Toptan satmak. Toplu. Toptan satış. Toptan alım satım.

Retail : Perakende satış yapma. Tekrar anlatmak. Ayrıntılı anlatmak. Perakende satış yapmak. Perakende satmak. Perakende. Ayrıntılarıyla anlatmak. Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış. Perakende satılmak. Perakende satış.