Spill türkçesi Spill nedir

  • Kazara dökmek.
  • Tapa.
  • Düşürmek.
  • Dökülmek.
  • Gösteri için geçerli olmayan, aygıtların birinden ya da kulisten gelen kaçak ışık.
  • Düşürme.
  • Saçmak.
  • Üstünden atmak.
  • Asalak ışık.
  • Düşüş.
  • Tutuşturma tahtası.
  • Söylemek.
  • Dökmek (su vb).
  • Serpmek.
  • Dökmek.
  • Tıkaç.
  • Tutuşturma kağıdı.
  • Düşme.
  • Düşmek.
  • Üzerinden atma.
  • Saçılmak.
  • Üstünden atmak (at).

Spill ile ilgili cümleler

English: Be careful not to spill your beer.
Turkish: Biranı dökmemek için dikkatli ol.

English: Don't spill the soup.
Turkish: Çorbayı dökme.

English: Be careful not to spill gasoline when filling the tank on your lawn mower.
Turkish: Çim biçme deposunu doldururken benzin dökmemeye dikkat edin.

English: Did Ali spill something again?
Turkish: Ali tekrar bir şey döktü mü?

English: Don't spill the beans.
Turkish: Fasulyeleri dökmeyin.

Spill ingilizcede ne demek, Spill nerede nasıl kullanılır?

Spill blood : Kan dökmek.

Spill light : Yayınıma uğramış ışık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yayınmış ışık.

Spill over : Dökülmek. Taşmak.

Spill over with : Kaynamak (ile). Dolu olmak.

Spill the beans : (sırrı vb) açık etmek. (bir sürprizi vb) ağzından kaçırmak. (bir sürprizi vb) yanlışlıkla söyleyivermek. Baklayı ağzından çıkarmak. (sırrı vb) yaymak. Ağzından baklayı çıkarmak. (sırrı vb) ötmek. Ötmek. Ağzından kaçırmak. Açığa vurmak.

 

Spilled light : Asalak ışık. Sahnenin içinden, yandan verilen ışık. Gösteri için geçerli olmayan, aygıtların birinden ya da kulisten gelen kaçak ışık. Yan ışıklama.

Spill the dope : Sırrını söylemek.

Spilledlight : Işıldaklardan ya da herhangi bir yerden gelen kaçak ışık. Işık kaçağı.

Spillage : Dökme işi. Saçılma. Saçma işi. Dökülme. Dökülmüş şey. Dökülen. Dökülen miktar. Dökülmüş miktar. Döküntü.

Spiller : Çapari. Sıçratan. Bir şeyin bir kaptan döken veya dökülmesine neden olan kimse. Döken. Bir şeyi döken kimse.

İngilizce Spill Türkçe anlamı, Spill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Course : Koşu yeri. Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Seyir. İzge. Süreç. Koşturmak. Köpekle kovalamak (av).

Reduction : Azaltma. Ayırma. Haline getirme. Yerine oturtma (medikal tıp terimi). Azalma. İndirgeme. Gecikme, açık verme ya da herhangi bir dokunca nedeniyle alacaklısınca kabul edilen vazgeçme ya da indirim. Negatifi zayıflatma. İskonto. Bir organ veya oluşumu normal yerine veya durumuna getirme, hacimce küçültme, miktarca azaltma. indirgenme.

Descents : Miras kalma. Köken. Yokuş. İnme. Üşüşme. Sukut. Çökme. Alçalma. Soy.

 

Detract : Azaltmak. Küçük düşürmek. Alçaltmak. Kötüleme. Kötülemek. Değerini düşürmek. Eksiltmek.

Curtail : Kesmek. Engellemek. Kısıntı yapmak. Kısaltmak. Kısa kesmek. Azaltmak. Kısmak.

Apprise : Haber vermek. Haberdar etmek. Bilgi vermek. Bildirmek.

Dabbles : Merak sarmak. Hafifçe ıslatmak. Sıçratmak. Su sıçratmak. Amatörce uğraşmak. Takılmak. Suda oynamak. Suyla oynamak. Su serpmek.

Easing : İndirmek. Rahat ettirme. İç rahatlatıcı. Gevşeme. Azaltma. Hafifletme.

Downturn : Azalma. Gerileme dönemi. Ekonomik darboğaza girme. Sıkıntılı dönem.

Spill synonyms : touchpaper, apprized, scatter, spills, deplenish, eclipse, decrease, disembogue, declination, scatters, disgorged, broadcasted, crashed, disperse, comedowns, depress, spilled light, downfall, curtails, cause to fall, displace, emptied, collapsing, asperse, affirms, empty, throws, move, collapse, descent, cork, be poured, downtrend.

Spill ingilizce tanımı, definition of Spill

Spill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To waste. To perish. To kill. To come to ruin. To destroy. A bit of wood split off. To cover or decorate with slender pieces of wood, metal, ivory, etc. To put an end to. To inlay. To be destroyed, ruined, or wasted. A splinter.