Spill the beans türkçesi Spill the beans nedir

  • Ötmek.
  • Açığa vurmak.
  • (sırrı vb) açıklamak.
  • Baklayı ağzından çıkarmak.
  • Ağzından baklayı çıkarmak.
  • (bir sürprizi vb) ağzından kaçırmak.
  • (sırrı vb) açık etmek.
  • (sırrı vb) ötmek.
  • (bir sürprizi vb) yanlışlıkla söyleyivermek.
  • Ağzından kaçırmak.
  • (sırrı vb) yaymak.

Spill the beans ile ilgili cümleler

English: She may spill the beans.
Turkish: O, ağzından kaçırabilir.

English: Don't spill the beans.
Turkish: Fasulyeleri dökmeyin.

Spill the beans ingilizcede ne demek, Spill the beans nerede nasıl kullanılır?

Spill : Düşüş. Tutuşturma tahtası. Tapa. Düşürme. Düşmek. Dökülmek. Düşürmek. Asalak ışık. Kazara dökmek. Üstünden atmak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Beans : Baş. (uyuşturucu argosu) kokain. Mangır (örneğin, ı've worked for this company for fifteen years, but ı still don't have beans {bu şirket için on beş yıldır çalışıyorum ama halen para alabilmiş değilim}). Küçücük. Meskalin. Kafa. Yatıştırıcılar. (argo terim) para. Sakinleştiriciler. Amfetamin.

Spill the dope : Sırrını söylemek.

 

İngilizce Spill the beans Türkçe anlamı, Spill the beans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spill the beans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cawed : Gak. Karga gibi ötmek. Karga sesi. Karga sesi çıkarmak. Gaklamak.

Hooted : Bağırmak. Korna çalmak. Islıklamak. Ötmek (baykuş). Ötmek (vapur veya tren veya sis düdüğü). Yuhalamak. Çalmak. Kah kah gülmek. Yuh çekmek.

Disclosed : İfşa etmek. Ortaya çıkarmak. Göstermek. Açmak.

Coo : (kumru gibi) ötmek. Kuğurmak. Cilveleşmek. Üveymek. Kumru gibi ötmek. Chief operating officer (baş işletme görevlisi). Mırıldanmak. Sevmek. Bir şirketin veya büyük bir organizasyonun en tepedeki yöneticisi.

Babble : Boşboğazlık etmek. Aptalca konuşma. Cırlamak. Gürültü. Ağulamak. Karmaşık konuşma. Gevezelik etmek. Saçmalamak. Uğultu. Çağlamak (su).

Hoop : Öksürmek (boğmaca). Çember. Halka. Çemberle bağlamak. Çığlık atmak. Çemberlemek. Çember ile kuşatmak. Çembere almak.

Cop out : Kaçamak yapmak. Sözünden caymak. Lafı dolaştırmak. Sorumluluktan kaçmak. Yan çizmek. Bahane. Suçunu itiraf etmek. Oyuna gelmek. Kaypaklık etmek.

Blats : Melemek. Yumurtlamak. Kuzu veya keçi biri ağlamak. Kabadayıca bir gürültü çıkarmak.

Babbles : Ağulamak. Boşboğazlık etmek. Saçmalamak. Anlaşılmaz sözler söylemek. Mırıldanmak. Cırlamak. Gevezelik etmek. Çağıldamak. Çağlamak (su).

Spill the beans synonyms : babble out something, blabbed, blatted, bare, caws, hooping, divulged, blab, blare, blat, betraying, hoot, cooed, crowed, blabbing, betrays, blab out, blatting, come clean, coos, hooped, caw, babbled, disclosing, betray, cawing, blabs, crow, disclose, divulge, bares, discloses.