Spit on türkçesi Spit on nedir

Spit on ile ilgili cümleler

English: A gentleman would not spit on the street.
Turkish: Bir beyefendi sokakta tükürmez.

English: Don't spit on the floor!
Turkish: Yere tükürme!

English: Only yokels spit on the ground.
Turkish: Sadece magandalar yere tükürür.

Spit on ingilizcede ne demek, Spit on nerede nasıl kullanılır?

Spit : Tıslamak (kedi). Bir bel boyu derinlik (toprak). Atıştırmak. Tükürme. Dalgaların, kıyıyı yalayan akıntıların taşıyıp elverişli yerlere biriktirdikleri kum ve çakıl karışımı, bir ucu karaya bağlı, ince, uzun yığıntılara verilen ad. Çiseleme. Kopya. Saplamak. Kıyı oku. Tıslama.

On : Yönünde. Makbul. Olmakta olan. E doğru. Hazır. Açık. Yanmak. Devrede. Esnasında. Civarında.

Spit on somebody : Tükürmek.

Spit and polish : İyi bir görüntü verme konusunda katı. Düzen. Temizlik. Temiz. Düzenli. Tertipli. Düzenlilik.

Spit at somebody : Tükürmek. Tıslamak.

Spit ball : Tükürük topu.

İngilizce Spit on Türkçe anlamı, Spit on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spit on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disdain : Tenezzül etmemek. Reddetmek. Horgörmek. Hor görme. Hafife almak. Saygısızlık. Küçük görmek. İğrenmek.

 

Banter : Takılma. Alay. Şaka yapmak. Takılmak. Şakalaşmak. Takılmak (argo terim). Sohbet. Laklak. Hafif konuşma.

Despised : Tenezzül etmemek. Küçümsemek. Hakir görülmüş. Küçümsenmiş. Küçümsenen. Horlanmak.

Fleered : Taşlamak. Küçümsemek. Alay. Eğlenmek. Taklit etmek. İstihza. Alay etmek. Alayla gülümsemek. Eğlenme.

Disprize : Küçümsemek. Ucuzlatmak. Küçük düşürmek. Hor görmek (eski kullanım). Alay etmek. Değerini düşürmek. Devalüe etmek.

Scorn : Tepeden bakma. İstihfaf. Küçük görme. Reddetmek. Hor görme. Tenezzül etmemek. Tahkir. Küçümsemek.

Look down on : -e tepeden bakmak. Hakir görmek. Küçümsemek. Yukarıdan bakmak. Aşağı görmek. Hor görme. Küçük görmek.

Gibed : Alay. Alay etmek. Dokundurmak. İncitici söz söylemek. Dokunaklı söz. İncitici söz. Dokunaklı söz söylemek. Taş. Dalga geçme.

Belittle : Alçaltmak. Küçümsemek. Küçültmek. Küçük görmek. Beğenmemek. Kötümsemek.

Disdained : Küçümseme. Tenezzül etmemek. İğrenmek. Reddetmek. Küçümsemek. Horgörmek. Hafife almak. Küçük görmek.

Spit on synonyms : disdaining, banters, affronts, degrade, fleers, gibing, contempts, belittles, dick around, fleer, scorns, despise, depreciates, despises, hold in contempt, contemns, contemn, bring into contempt, abases, bantered, degrades, depreciate, codding, gibes, disesteem, condescend, contemned, affronting, cod, affront, abase, disdains, contempt.