Splays türkçesi Splays nedir

Splays ingilizcede ne demek, Splays nerede nasıl kullanılır?

Displays : Açığa çıkarmak. Sergilemek. Göz önüne sermek. Gösteriş yapmak. Büyük puntolarla basmak. Gözler önüne sermek. Teşhir etmek. Göstermek.

Low resolution displays : Düşük çözünürlüklü ekranlar.

Misplays : Yanlış oyun. Hatalı oynama.

Refreshing displays : Ekranları tazelemek.

Splay : Meyil vermek. Geniş. Taraklı. Yayvanlık. Yayvan. Şev vermek. Şevli yapmak. Eğim. Dışa doğru genişleyen. Tuhaf.

Splaying : Yayılmak. Genişlemek. Yerinden çıkarmak (omuz). Şevli yapmak. Dışa doğru genişletmek. Duvar pahı.

Splayed : Yayvan. Taraklı.

Be on display : Sergilenmek. Sergide olmak.

Splayfooted : Düztaban.

Splayleg : Domuz ve tavşanlarda iskelet kaslarının iyi gelişememesi, kas ipliklerinin sayısının azlığı, aşırı derecede glikojen içermesi, arka bacakların birbirinden ayrık durması ve ayağa kalkamamayla belirgin doğuştan görülen, geçici nitelikte bir yapılış bozukluğu, kas tellerinin hipoplazisi. Ayrık bacaklılık.

İngilizce Splays Türkçe anlamı, Splays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Tee off : Sinirlerini ayağa kaldırmak. Atış yapmak (golf). Oyuna başlamak (golf). Sinirden kudurtmak. Tiye almak. Gıcık etmek. Küplere bindirmek. Birini çok kızdırmak. Birisini sıkmak. Çok öfkelendirmek.

Arborizes : Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise). Dallanmak. Ağaca benzemek. Dal budak salmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak.

Bully off : Hokey oyununa başlamak.

Teetertotter : Tahterevalli.

Dilates : Genişletmek. Açmak. Şişirmek. Kabarmak. Büyütmek. İrileşmek. Açılmak. Genleşmek. Kabartmak. Büyümek.

Put out : Canını sıkmak. Sönmüş. Şaşırtmak. Söndürmek. Kapamak (ışığı). İtfa etmek. Öçürmek. Zahmet vermek. Üzmek. Bir uzvun yerinden çıkması.

Snooker : Bir tür bilardo. Bilardo. Belaya sokmak. Bir çeşit bilardo. Zor duruma sokmak. Değişik renkli topla delikli masada oynanan bir tür bilardo oyunu. Kırmızı.

Diffuses : Dağıtmak. Dağılma. Gereksiz ayrıntılı. Dağılmak. Yaymak. Nüfuz etmek. Karıştırmak. Neşretmek. Dökmek.

Nail : Çivi. Vurmak. Kakmak. Çivilemek. Tırnak. Sıkı sıkı bağlamak. Parmakların ucunda bulunan ve üst deriden gelişen keratin yapılar. Çivi çakmak. Mıhlamak. Enselemek.

Complete : Tekmillemek. Bütün. Yerine getirmek. İyice. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Eksiksiz. Halletmek. Tamamlamak. Olumluluğunu yitirmeğe başlayan bir nesneyi yeniden tamamlama. Bitirmek.

Splays synonyms : misplay, play out, symphonise, symphonize, vie, walk, enlarge, ease up, bourgeoned, take on, bulk, golf, be out at grass, swing, foul, quarterback, branch, arborise, face off, dilated, broadened, follow, bowl, become suffused, cricket, fullback, bandy, circulates, dilating, busk, unblock, bow, play along.

Splays zıt anlamlı kelimeler, Splays kelime anlamı

Refrain : Çekinmek. Sakınmak. Kendini tutmak. Kaçınmak. Alıkoymak. Geri durmak. Nakarat. Frenlemek.