Splittable türkçesi Splittable nedir

  • Yarılabilir.
  • Bölünebilir.
  • Parçalara bölünebilir.
  • Ayrılabilir.
  • Tablo böl.

Splittable ingilizcede ne demek, Splittable nerede nasıl kullanılır?

Splitter : Dağıtıcı. Dallandırıcı lan. Bölücü. Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi). Yarıcı. Delici. Dallandırıcı. Ayırıcı.

Splittering : Yarıcı. Ayırıcı. Dallandırıcı. Dağıtıcı. Bölücü. Dallandırıcı lan. Delici.

Splitters : Bölücü. Dağıtıcı. Delici. Yarıcı. Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi). Dallandırıcı lan. Dallandırıcı. Ayırıcı.

Splitting : Aşırı. Yarma. Ayrılma (gruplara vb). Delice. Ayırma. Bir akarsuyun, çığırının herhangi bir kesiminde, çok kez sonradan birleşmek üzere birkaç kola ayrılması. Saç kırığı. Hava akımı bölünmesi. Kahkahalara boğan. Gülmekten öldüren.

Splitting across pages : Sayfayı boydan boya bölmek.

Atom splitting : Atom bölme.

Splitting up : Taksim etmek. Ayrılmak. Birim hisse değeri düşürülerek tedavüldeki hisse sayısının artırılması. Ayrılmak (gruplara vb). Ayrılma. Bölünmek. Paylaşılmak. Bölmek. Paylaştırmak. Bölme.

 

Splittings : Bölünme. Şiddetli. Yarılma. Kahkahalara boğan. Saç kırığı. Ayrılma (gruplara vb). Ortalama rakamda anlaşma. Bölme. Ayırma. Yarma.

Beam splitter : Işın demeti ayırıcısı. Demet bölücü. Huzme bölücü.

Splitting fruit : Sinkarp ovaryumdan meydana gelen ve olgunlukta karpellerin birleşme yerinden yarılarak her biri tek tohumlu merikarplara ayrılan kuru meyve.yarılan meyve. Şizokarp.

İngilizce Splittable Türkçe anlamı, Splittable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splittable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Resolvable : Azmedilebilir. Çözülebilir. Halledilebilir. Çözümlenebilir. Çözünebilir.

Fissionable : Bölünüme uğramaya yatkın çekirdek. Bölünmeye uğrayabilir. Parçalanabilir.

Sequestrable : Ayrı tutulabilir. Yasal bir dava boyunca geçici olarak haczedilebilir veya dondurulabilir (hukuk terimi). Bölüşülebilir.

Dividual : Ayrı. Ayrılabilen. Ayrılmış. Bölünmüş.

Divorceable : Boşanabilir. Boşanılabilir.

Fissile : Yarılabilme. Parçalanabilir. Çatlayabilir. Bölünür.

Sharable : Paylaşılabilir.

Assignable : Devredilebilen. Atfedilebilir. Verilebilir. Temlik edilebilir. Yüklenebilir. Atanabilir. Devri mümkün. Devredilebilir. Tayini mümkün.

Sectional : Bölümlü. Sökülüp takılacak biçimde yapılmış. Zon kesit. Birkaç parçadan oluşmuş. Bölgeye ait. Kombine. Seksiyonel. Bölgesel. Parçalı.

Splittable synonyms : partible, split table, extricable, detachable, cleavable, divisible, severable, separable, dividable, severability, dissolvability, scissile, dissociable, fissility, decomposable.