Spooning türkçesi Spooning nedir

Spooning ingilizcede ne demek, Spooning nerede nasıl kullanılır?

Spoonier : Zevzek. Hassas.

Spooniest : Zevzek. Hassas.

Spoon bait : Kaşık şeklinde balık yemi. Kaşık zoka.

Spoon bit : Kaşık matkabı.

Spoon fed : Yiyeceği kaşıkla verilen. Özgür olmayan. Kendi başına hareket edemeyen. Şımartılmış. Kaşıkla beslenen.

Spoon up : Kaşıkla almak. Kaşıklamak. Kaşıkla yemek.

Coffee spoon : Tatlı kaşığı. Kahve kaşığı.

Feed with a spoon : Kaşıkla beslemek.

Spoon feeding : Tüm yanıtları tedarik etmek. Tüm cevapları sağlamak. Bir kimseye düşünmesini gerektirmeyecek şekilde ders vermek. Halihazırda üzerinde çalışılmış olan malzemeyi vermek.

Spoon hook : Kaşık olta. Olta kaşık, başlık, ara başlık, kıstırma ipi veya ağırlık ve el oltasından oluşan yapıda kurşunun yerini kaplama veya parlak bir metal plaktan uzunca kesilmiş iki ucuna üçlü kanca ve fırdöndü için delik açılmış kaşık ismi verilen bir parça alan olta çeşidi.

İngilizce Spooning Türkçe anlamı, Spooning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spooning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cam : Tırnak. Mil dirseği. Kam. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Armutçuk. Dirsekli kurs. Ek. Buruncuk. Eksantrik.

Ladle : Kepçe ile boşaltmak. Pota. Kepçe ile doldurmak veya boşaltmak. Kepçe ile almak. Pota (metal). Kepçe ile vermek. Kepçeyle koymak. Kova.

Frisked : Üzerini aramak. Oynamak. Üstünü aramak. Oynatmak. Koşuşmak. Zıplamak. Sıçramak. Sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde). Kuyruk sallamak.

Break through : Atılım yapmak. Zorla geçmek. Görünmek. Doğmak. İlerleme kaydetmek. Ortaya çıkmak. Yarıp geçmek. Engeli geçmek. Üstesinden gelmek. Sökmek.

Headshot : Kafayla futbol topuna vurarak fileye göndermeye çalışma. Vesikalık çekim. İnsan kafası resmi. Kafa resmi. İnsan veya hayvanın kafasına doğru yöneltilen silah atışı. Kafayla topa vurarak skor yapmayı deneme. Vesikalık fotoğraf.

Have it off : Seks yapmak. Mercimeği fırına vermek. Cinsel ilişki yaşamak. Yasak aşk yaşmak. Cinsel ilişkiye girmek. Sevişmek. Kırıştırmak. Kaçamak yapmak. İlişki kurmak.

Flirtations : Aşıktaşlık. Flört. Flört etme. Kur. Macera.

Admirers : Takdir eden. Takdir eden kişi. Beğenen. Hayran.

Carry on with : İlişkisi olmak. Kırıştırmak. Devam etmek. Düşüp kalkmak. Korte etmek. İle ilişkisi olmak. Aşna fişne olmak. Gayrimeşru bir ilişki içinde olmak. Sürdürmek.

Spooning synonyms : countershot, firing off, lofters, shot, courting, sporty, besotted, break out, amorists, fire control, arise from, beaus, courter, just, bat the eyes, frisk, scooper, scoop net, come of, keep company with, amorous, golf club, shellfire, actuation, ascends, niblicks, spoon up, spoons, spoon out, go out, admirer, frisks, go with.

 

Spooning zıt anlamlı kelimeler, Spooning kelime anlamı

Unfair : Hileli. Haksız. Taraflı. Adaletsiz. Adil olmayan. Adil değil. Gayrikanuni. Kanunsuz. İnsafsız. Yanlı.

Unadventurous : Maceracı olmayan. Macerasız.