Sportswear türkçesi Sportswear nedir

  • Eşofman.
  • Spor giyeceği.
  • Bir spor karşılaşması sırasında giyilen giyecek.
  • Spor giysisi.
  • Spor giysi.
  • Spor kıyafetleri.
  • Spor giyim.
  • Erkeklerin veya kadınların giydiği günlük giyecek.

Sportswear ingilizcede ne demek, Sportswear nerede nasıl kullanılır?

Sportswoman : Sporcu. Bayan sporcu.

Sportswomen : Sporcu. Bayan sporcu. Kadın sporcular.

Sportswriter : Spor konularında yazan gazeteci. Spor yazarı.

Sportswriters : Spor yazarı. Spor yazarları. Spor konularında yazan gazeteci.

Sports activities : Spor etkinlikleri.

Sports car : Spor otomobil. Spor araba.

Sports coat : Spor ceket.

Sports broadcaster : Spor sunucusu. Spor muhabiri.

Sports broadcast : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Spor olaylarının canlı yayını. Sportif yayın. Spor yayını.

Sports announcer : Spor sunucusu. Spor spikeri. Spor muhabiri.

İngilizce Sportswear Türkçe anlamı, Sportswear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sportswear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Garb : Üst baş. Giysi. Giysiler. Kılık kıyafet. Giydirmek. Kisve. Kıyafet. Kılık.

Sportsgear : Forma.

Sports wear : Spor giyecekleri.

Sweats : Terden ıslatmak. Terletmek. Ağır çalışmak. Sömürmek. Az paraya çalışmak. Ter döktürmek. Zorlamak. Ter dökmek. Ter yapmak.

 

Tracksuits : Bir kazak benzeri penye ve pantolondan yapılan bol takım elbise (atletler tarafından giyilen). Antrenman elbisesi.

Dress : Giydirmek. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Pansuman yapmak (yaraya). Giysi. Kıyafet. Hizalanmak. Rendelemek. Taş yontmak. Gece elbisesi giymek. Pansuman yapmak.

Sportswear synonyms : running suit, gym suit, athletic wear, activewear, sweat suit, sweat shirt, track suit, sweatsuit, tracksuit, attire.