Spotted türkçesi Spotted nedir
Spotted ile ilgili cümleler
English: A red and spotted white towel, please.
Turkish: Bir kırmızı ve benekli beyaz havlu, lütfen.
English: Ali has just spotted Mary.
Turkish: Ali Mary'i farketti.
English: Burak was spotted at a local car rental agency.
Turkish: Burak yerel bir araba kiralama ajansında görüldü.
English: Ali has spotted us.
Turkish: Ali bizi fark etti.
English: Ali says he's spotted something out of the ordinary.
Turkish: Ali sıra dışı bir şey fark ettiğini söylüyor.
Spotted ingilizcede ne demek, Spotted nerede nasıl kullanılır?
Spotted eagle : Büyük orman kartal. Büyük bağırgan kartal. Kartalgiller (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, sırtı ve karnı kahverengi olup kara, sarı ve ak karışık, asya ve doğu avrupa'da çam ormanlarında yaşayan bir tür. Büyük orman kartalı.
Spotted fever : Lekelihumma. Tifüs.
Spotted gully shark : Bayağı köpek balığı. Köpek balıkları (selachii) takımının, harhariyasgiller (carchariidae) familyasından, 1-2 m kadar uzunlukta, doğurarak çoğalan bir tür.
Spotted newt : Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımının, semendergiller (salamandridae) familyasından, sırtı esmer, karnı portakal sarısı ve kara lekeli, avrupa ve batı asya'da yaşayan bir tür. küçük semender. Bayağı semender.
Spotted redshank : Pasrengi kızılbacak. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, avrupa, asya ve kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Kara kızılbacak. Koca albacak.
Great spotted cuckoo : Kuşlar (aves) sınıfının, guguksular (cuculiformes) takımının, gugukgiller (cuculidae) familyasından, 41 cm kadar uzunlukta, kül, kahverengi tüyleri olan, avrupa ve asya'da orman ve bahçelerde yaşayan, türkiye'de yazın kuluçkaya yatan, böcek ve böcek larvaları ile beslenen göçmen bir tür. Tepeli guguk.
Larger spotted dogfish : Köpek balıkları (selachii) takımının, kedi balığıgiller (scylliorhinidae) familyasından, 60-120 cm kadar uzunlukta, avrupa kıyılarında ve akdeniz'de yaşayan bir tür. Büyük kedi balığı.
Brazilian spotted fever : Brezilya lekeli humması. Rocky dağı lekeli humması.
Lesser spotted woodpecker : Küçük ağaçkakan. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, ağaçkakangiller (picidae) familyasından, sırtı ve kanatları siyah, üzeri enine beyaz çizgili, yurdumuzun trakya, ege, akdeniz ve doğu karadeniz bölgelerinde her mevsim görülen, ovalardaki bol ağaçlı kısımlarda, karışık yapılı ışıklı ormanlarda, park ve meyve bahçeleriyle mezarlıklarda yaşayan yerli bir kuş.
Lesser spotted eagle : Kartallar (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, sırtı ve karnı kahverengi, avrupa, ön ve kuzey asya'da su kenarlarındaki ormanlarda yaşayan bir tür. Küçük orman kartal. Küçük orman kartalı. Küçük bağırgan.
İngilizce Spotted Türkçe anlamı, Spotted eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spotted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dauby : Yağlı. Yapış yapış. Yapışkan. Ağdalı.
Desultory : Maymun iştahlı. Kopuk. Rastgele. Maymun iştahlı (argo terim). Bağlantısız. Jüyesiz. İstikrarsız. Rasgele. Gelişigüzel.
Befouled : Lekelemek. Pisletmek. Kirletmek.
Polka dot : Benekli kumaş. Kumaşta büyük puan. Puanlı kumaş.
Brindled : Çizgili. Kahve rengi. Kahve renkli.
Maculates : Leke oluşturmak. Makülat. Lekelemek.
Smirched : Lekelemek. Kirletilmiş. Kirletmek.
Splashiest : Çamurlu. Sıçratan. Islak. Sıçrayan. Sansasyonel. Rengarenk. Heyecan uyandıran. Sükseli.
Bastardized : Yozlaştırılmış. Yozlaşmış. Dejenere.
Stippled : Noktalarla yapmak. Noktalarla resim yapmak. Küçük noktalarla işaretli. Nokta nokta boyanmış.
Spotted synonyms : brindles, patterned, dingier, blowsier, frecklier, dappled, bumpy, ounces, calico, confused, ounce, calicoed, freckliest, clarty, aberrational, blowzed, bastardised, stigmatised, pointy, barbel, blowsed, corrupted, red mullet, dappling, flecked, blotted, mackled, blotchiest, splashier, tabbies, punctuated, imbrued, dingy.
Spotted zıt anlamlı kelimeler, Spotted kelime anlamı
Plain : Düz. Yalın. Ova. Sadelik. Düzlük. Vuzuh. Yalın bir dille. Açıklık. Sade. (sürekli) şikayet etmek.
Spotted ingilizce tanımı, definition of Spotted
Spotted kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Marked with spots. As, a spotted garment or character.

Bu kısımda Spotted kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spotted ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spotted anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spotted ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.