Spotted newt türkçesi Spotted newt nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımının, semendergiller (salamandridae) familyasından, sırtı esmer, karnı portakal sarısı ve kara lekeli, avrupa ve batı asya'da yaşayan bir tür. küçük semender.
  • Bayağı semender.

Spotted newt ingilizcede ne demek, Spotted newt nerede nasıl kullanılır?

Spotted : Lekeli. Benekli. Lekelenmiş. Düzensiz. Puantiyeli. Tekir. Kirli. Noktalı. Puanlı. Benek benek.

Newt : Semender. Su keleri. Sukeleri.

Spotted eagle : Büyük orman kartal. Büyük orman kartalı. Kartalgiller (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, sırtı ve karnı kahverengi olup kara, sarı ve ak karışık, asya ve doğu avrupa'da çam ormanlarında yaşayan bir tür. Büyük bağırgan kartal.

Spotted fever : Tifüs. Lekelihumma.

Spotted gully shark : Köpek balıkları (selachii) takımının, harhariyasgiller (carchariidae) familyasından, 1-2 m kadar uzunlukta, doğurarak çoğalan bir tür. Bayağı köpek balığı.

Spotted redshank : Koca albacak. Kara kızılbacak. Pasrengi kızılbacak. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, avrupa, asya ve kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

İngilizce Spotted newt Türkçe anlamı, Spotted newt eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Spotted newt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Spotted newt synonyms : a cells, aardvarks, aardwolf, abductor muscle, abacus bodies, abramis zone.