Newt türkçesi Newt nedir

Newt ile ilgili cümleler

English: According to Newton's Third Law of Motion "Every action has an equal and opposite reaction."
Turkish: Newton'un üçüncü hareket kanununa göre her eylemin eşit ve zıt tepkisi vardır.

English: In addition to mathematics, physics and astronomy, Newton also had an interest in alchemy, mysticism and theology.
Turkish: Matematik, fizik ve astronomiye ilaveten Newton'un aynı zamanda simya, mistisizm ve teolojiye bir ilgisi vardı.

English: In 1679, Newton's work came to standstill after he suffered a nervous breakdown.
Turkish: 1679'da, o bir sinir krizi geçirdikten sonra Newton'un işi durma noktasına geldi.

English: Deodoro da Fonseca was the first president of Brazil. Galileo and isaac Newton were great physicists.
Turkish: Deodoro da Fonseca Brezilya'nın ilk cumhurbaşkanıydı. Galileo ve Isaac Newton büyük fizikçilerdi.

English: His father was a wealthy, uneducated farmer who died three months before Newton was born.
Turkish: Onun babası Newton doğmadan üç ay önce ölen varlıklı ve eğitimsiz bir çiftçiydi.

Newt ingilizcede ne demek, Newt nerede nasıl kullanılır?

Great crested newt : Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takırnının, semendergiller (salamandridae) familyasından, 15 cm kadar uzunlukta, sırtı kara, karnı sarı renkli olup kara lekeleri bulunan, avrupa ve batı asya'da yaşayan bir tür. Taraklı semender.

 

Pacific newt : Pasifik semenderi.

Pissed as a newt : Zom. Küfelik.

Spotted newt : Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımının, semendergiller (salamandridae) familyasından, sırtı esmer, karnı portakal sarısı ve kara lekeli, avrupa ve batı asya'da yaşayan bir tür. küçük semender. Bayağı semender.

Newton : Newton. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Uluslararası birim dizgesinde kuvvet birimi. bu, devindirdiği zaman 1 kg. kütleye 1m/sn2 ivme veren kuvvettir. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İowa eyaletinde şehir. Mississippi eyaletinde şehir. Sı kuvvet birimi. (1 kg'lık bir kütleye, her saniye 1 m'lik ivme kazandırmak için gerekli kuvvete eşittir). Newton (simgesi n). Bir kilogram kütle üzerinde saniyede bir metre ivme üretebilen kuvvet birimi (fizik).

New action : Yeni eylem.

Quasi newton equation : Sözde newton denklemi.

Quasi newton methods : Sözde newton yöntemi. Yarı-newton yöntemleri.

Newtonian : Newton uyumlu. Newton.

Newton emission law : Newton salım yasası. Newton'un, ışığın kaynaktan püskürülen taneciklerden oluştuğunu savunan yasası.

İngilizce Newt Türkçe anlamı, Newt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Newt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

[#triton Tritons] : Balık tanrısı. Trityum çekirdeği. Deniz salyangozu. Triton.

Eft : Elektronik fon aktarımı. Gene. Su kertenkelesi. Ufak kertenkele. Bir finansal kurumdaki hesaptan başka bir finansal kurumdaki hesaba elektronik ağ üzerinden anlık fon aktarımı yapmaya olanak veren ödeme sistemi. Elektronik fon transferi.

 

Efts : Su kertenkelesi. Elektronik fon transferi. Ufak kertenkele. Gene.

Sirens : Denizkızı semendergiller. Baştan çıkarıcı kadın. Siren. Deniz kızı. Büyüleyici kadın. İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımından, hem solungaçları hem de akciğerleri olan, art bacakları olmayan türlere sahip bir familya.

Siren : Çekici ve tehlikeli kadın. Alarm. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Baştan çıkarıcı kadın. Canavar düdüğü. Büyüleyici kadın. Denizkızı. Büyüleyici güzellikte bir kadın. Siren.

Triton : Balık tanrısı. (mitoloji) yunan deniz tanrısı poseidon'un oğlu ve hizmetkarı. Bir proton ve iki nötrondan oluşan trityum (h-3) çekirdeği. Neptün gezegeninin aylarından biri. Trityum çekirdeği. Deniz salyangozu. Triton. (bilgisayar) pentium işlemciler için hızlı çip yongası.

Pacific newt : Pasifik semenderi.

Salamander : Salamandra. Beton kür sobası. Tamburlu ısıtıcı. Ateşte yanmayan canlı. Ocak sürgüsü. Ocak veya soba demiri veya maşası. Taban demir kütlesi.

Salamanders : Ocak sürgüsü. Salamandra. Ocak veya soba demiri veya maşası. Ateşte yanmayan canlı. Taban demir kütlesi. Semendergiller. Tamburlu ısıtıcı. Salamander. İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımından, kertenkeleye benzeyen fakat çıplak ve yumuşak derili olan, larvaları suda, erginleri karada yaşayan, avrupa, asya ve afrika'da bulunan, alp semenderi (salamandra atra), kafkas semenderi (s.caucasia), safran semenderi (triturus crocatus) türleri iyi bilinen bir familya.

Newt synonyms : notophthalmus viridescens, red eft, family salamandridae, common newt, triturus vulgaris, salamandridae, newts.

Newt ingilizce tanımı, definition of Newt

Newt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of several species of small aquatic salamanders. The common British species are the crested newt (Triton cristatus) and the smooth newt (Lophinus punctatus). In America, Diemictylus viridescens is one of the most abundant species.