Spouseless türkçesi Spouseless nedir

Spouseless ingilizcede ne demek, Spouseless nerede nasıl kullanılır?

Spouse name : Eşinizin adı. Eşinin adı. Eş adı.

And spouse : Ve eşi. Karısını da dahil. Kocası da dahil.

Spouse : Hayat arkadaşı. Koca veya karı. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda ortak oynayan iki kişiden her biri. Karı. Eş. Karı kocadan her biri. Karı ya da koca. Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri. Kuma.

Spouses : Karı. Koca. Eş. Hayat arkadaşı.

Espouse : Desteklemek. Kabullenmek. Evlendirmek. Bir fikri desteklemek. Evlenmek. Nikah masasına oturmak. Benimsemek. Başgöz etmek. İle evlenmek. Nişanlanmak.

Espouser : Destekleyen. Evlenen. Benimseyen. Evlenen kimse. Bir fikri veya ilkeyi destekleyen kimse. Evlenme sözü veren. Kabullenen. Bir dava uğruna mücadele eden kimse.

Espoused : Kabullenmek. Başgöz etmek. Nişanlanmak. Evlendirmek. Nikah masasına oturmak. İle evlenmek. Bir davaya sarılmak. Benimsemek. Desteklemek. Evlenmek.

Espouses : Nişanlanmak. Desteklemek. Evlenmek. Başgöz etmek. Nikah masasına oturmak. Benimsemek. Bir fikri desteklemek. Kabullenmek. Bir davaya sarılmak. İle evlenmek.

Espousers : Kabullenen. Evlenme sözü veren. Bir fikri veya ilkeyi destekleyen kimse. Evlenen kimse. Destekleyen. Evlenen. Bir dava uğruna mücadele eden kimse. Benimseyen.

 

Espouse a theory : Bir kuramı benimsemek.

İngilizce Spouseless Türkçe anlamı, Spouseless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spouseless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In a class by itself : Başkasına bezemeyen. Kendi sınıfında. Türünün en iyisi. Tek. Biricik.

Bachelors : Bekar erkekler. Bekar erkek. Fakülte mezunu.

Inapproachable : Yaklaşılamaz. Ulaşılamaz. Mesafeli.

Discovert : Kocası olmayan (hukuk terimi). Dul kadın. Evlenmemiş veya dul. Evlenmemiş kadın.

Bach : Bekar hayatı yaşamak. Bekar erkek. Yalnız (başına) veya bekar hayatı yaşamak.

Epimers : Aldehit grubu içeren şeker bileşiği türü (kimya). Yakın eşiz. Yakın. Epimerler. Yalnızca bir asimetrik karbon atomuna bağlı grupların konfigürasyonu bakımından farklı olan iki stereoizomer. Epimer.

Celibates : Dinsel inançlardan ötürü bekar. Bakir (erkek). Bekar kimse. Dini nedenlerle evlenmeyen kimse. Dini nedenlerle evlenmeyen. Evlenmeyen ve cinsel ilişkide bulunmayan (kimse) (genellikle dini nedenlerden dolayı). Cinsel ilişkiden kaçınan.

Fancy free : Kalbi boş. Özgür. Kafasına göre takılan. Serbest. Aşığı olmayan. İstediğiyle gönül eğlendiren. Sevgilisi olmayan. Boşta. Aşktan azade.

Wifeless : Evli olmayan erkek. Karısı olmayan. Evli olmayan.

Maiden : Kız oğlan kız. Genç kız. Evlenmemiş. Evlenmemiş kadın. Evlenmemiş genç kız. Giyotin. Kız. İlk. Bakire.

Spouseless synonyms : lone, eligibles, beyond example, irreplaceable, matchless, unattached, eligible, incomparable, sole, a1, single, heavenly, epimer, inimitable, singling, maidens, beyond comparison, mateless, celibate, bachelor, companionless, beyond all comparison, individuated.

Spouseless ingilizce tanımı, definition of Spouseless

Spouseless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Destitute of a spouse. Unmarried.