Spree türkçesi Spree nedir

Spree ile ilgili cümleler

English: Jale went on a shopping spree after coming into some money.
Turkish: Jale servete konduktan sonra bir alışveriş çılgınlığına devam etti.

Spree ingilizcede ne demek, Spree nerede nasıl kullanılır?

Shopping spree : Mümkün olduğunca çok fazla şey satın alabilmek için mağazadan mağazaya dolaşma. Alışveriş çılgınlığı. Mağaza mağaza dolaşıp alışveriş yapma. Alışveriş cümbüşü. Alışveriş şenliği.

Spreeing : Eğlence. Alem. Cümbüş. Eğlenti. Aşırı derecede yapılan bir şey.

Sprees : Alem. Eğlence. Cümbüş. Aşırı derecede yapılan bir şey. Eğlenti.

Spread : Kar oranı. Bulaşmak. Genişlik. Dağılma. Yaymak. Genişleme. Sermek. Sıçramak. Uzanıp gitmek.

Spread about : Yaymak.

Spread of effect : Etki yayılması.

Spread eagle : El ve ayaklarını birbirine değdirme (buz pateni). Kartal duruşu pozisyonu. Aşırı milliyetçilik. Gergin kanatlı kartal. Şovenizm.

Spread foundation : Yüzeysel temel. Sığ temel. Yayık taban. Radye temel.

Spread on : Üzerine yaymak. Üzerine sürmek. Üzerine sermek.

Spread butter on bread : Ekmeğe yağ sürmek. Ekmek üzerine tereyağı sürmek.

İngilizce Spree Türkçe anlamı, Spree eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Spree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convivial : Şenlik. Muhabbetli. Şen. Ziyafetle ilgili. Neşeli. Ziyafet meraklısı. Keyifli.

Blowouts : Delik. İnceleme. Ziyafet. Kuyudan petrol veya gaz fışkırması. Patlama. Elektrik sigortasının erimesi. Lastik patlaması. Rahat zafer. Kolay galibiyet.

Bender : Homo. İğici. İbne. Bükücü. Kıvırıcı. Bükme aygıtı.

Revelries : İçkili eğlence. Şenlik.

Binges : İçki alemi. İçki alemi yapmak. Aşırı veya çok yemek. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Çok fazla içki içilen süre. Çilingir sofrası. Tıkınmak.

Gratify : Sevindirmek. Mutlu etmek. Hoşnut etmek. Gidermek. Memnuniyet vermek. Tatmin etmek. Memnun etmek. Kendini kaptırmak. Taltif etmek.

Jollities : Neşelilik. Neşe. Zevk.

Benders : İğici. Homo. Bükücü. Bükme aygıtı. İbne. Kıvırıcı.

Jollity : Neşe. Zevk. Neşelilik.

Spree synonyms : indulge, spending spree, spreeing, festivity, booze, blinder, carnivals, jamboree, frolicked, bashes, self indulgence, blind, boozes, banner, intemperateness, bashers, binge, frolic, cakes and ale, basher, revelry, conviviality, jamborees, deray, intemperance, beano, blowout, amusement, fling, carnival, carousal, bashed, amusements.

Spree ingilizce tanımı, definition of Spree

Spree kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A carousal. Especially, a drinking frolic. A merry frolic.