Spreeing türkçesi Spreeing nedir

Spreeing ingilizcede ne demek, Spreeing nerede nasıl kullanılır?

Shopping spree : Alışveriş çılgınlığı. Alışveriş şenliği. Mümkün olduğunca çok fazla şey satın alabilmek için mağazadan mağazaya dolaşma. Alışveriş cümbüşü. Mağaza mağaza dolaşıp alışveriş yapma.

Spree : Eğlence. Alem. Eğlenti. Aşırı derecede yapılan bir şey. Cümbüş.

Sprees : Cümbüş. Aşırı derecede yapılan bir şey. Alem. Eğlence. Eğlenti.

Spread : Sürmek. Ekmeğe sürülen şey. Uzatma. Yaymak. Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete). Ziyafet. Şölen. Dağıtmak. Yayılış. Genişlik.

Spread about : Yaymak.

Spread eagle : Kartal duruşu pozisyonu. El ve ayaklarını birbirine değdirme (buz pateni). Şovenizm. Aşırı milliyetçilik. Gergin kanatlı kartal.

Spread foundation : Sığ temel. Yüzeysel temel. Radye temel. Yayık taban.

Spread abroad : Yaymak (dedikodu vb.). Kulaktan kulağa yayılmak. Herkese yaymak.

Spread oneself : Kendini harcamak. Yayılmak. Para harcayarak etkilemeye çalışmak.

Spread around : Çevreye yaymak. Çevreye yayılmak.

İngilizce Spreeing Türkçe anlamı, Spreeing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spreeing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cakes and ale : Toz pembe. Hayatın güzellikleri. Hayatın materyalistik eğlence ve zevkleri.

Vernal equinox : İlkbahar ekinoksu. Bahar gündönümü. 21 mart´a rastlayan ekinoks. İlkbahar ılımı. İlkbahar gündönümü. Güneş'in ilkbahar noktasına geldiği an ve bu andaki ılım. İlkbahar noktası. Bahar noktası.

Benders : Bükme aygıtı. Bükücü. Homo. İbne. Kıvırıcı. İğici.

Ricochet : Sekerek sıçramak. Çekirdeğin sekmesi. Sekmek (kurşun veya taş). Sekerek gitme. Zıplamak. Sekmek. Sekme (mermide). Sekerek gitmek. Sekme. Sekerek sıçrama.

Time of year : Yılın belli zamanı.

Curvet : Şaha kalkma. Çoğaltma. Şaha kalkmak. Şaha kalkarak sıçramak.

Conviviality : Şamata. Keyif. Şenlik. Şenlik ve ziyafet.

Carnivals : Gezici sirk veya fuar. Festival. Büyük spor olayı. Karnaval. Şenlik.

Bashed : Geçirmek. Hızla vurmak. Deneme. Sert vuruş. Çarpmak. Sertçe vurmak. İndirmek. Kuvvetle vurmak. Şiddetle vurmak.

Reverberate : Yankı yapmak. Yankılamak. Yansımak. Yansıtmak. Aksetmek. Yansımak (ışık). Yankılanmak. Aksettirmek.

Spreeing synonyms : hop skip, take a hop, saltate, march equinox, pronk, frolicked, amusement, jump, bash, boozes, banner, merriment, jamborees, bound, basher, blowouts, jamboree, skip, jollity, hop, revelry, leapfrog, deray, rebound, spree, blowout, gaiety, bashers, amusements, ski jump, season, move, booze.

Spreeing zıt anlamlı kelimeler, Spreeing kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Kımıldamamak.

Autumnal equinox : Sonbahar çekidi. Sonbahar noktası. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Güz ılımı. Sonbahar ekinoksu.