Spurn türkçesi Spurn nedir

  • Geri çevirmek.
  • Tekme atmak.
  • Küçümseyerek reddetmek.
  • Burun kıvırarak geri çevirmek.
  • Hakaretle reddetmek.
  • Elinin tersiyle itmek.
  • Hiçe saymak.
  • Reddetmek.
  • Tekme ile kovmak.
  • Burun kıvırmak.
  • Tepmek.
  • Hor görerek reddetmek.

Spurn ingilizcede ne demek, Spurn nerede nasıl kullanılır?

Spurned : Reddetmek. Reddedilmiş. Tepmek. Hiçe saymak. Geri çevirmek. Tekme atmak.

Spurning : Küçümseyerek reddetme. Reddetmek. Hiçe saymak. Tepmek. Tekme atmak. Burun kıvırarak geri çevirme. Geri çevirmek.

Spurns : Elinin tersiyle itmek. Hiçe saymak. Küçümseyerek reddetmek. Burun kıvırarak geri çevirmek. Tekme atmak. Geri çevirmek. Tepmek. Hor görerek reddetmek. Hakaretle reddetmek. Reddetmek.

Spur cell : Yüzeyinde, 5-10 adet sitoplazmik çıkıntı içeren alyuvar. morfolojilk olarak akontositlere benzemekle birlikte, biyokimyasal olarak farklıdırlar. Mahmuz hücresi.

Spur gear : Düz dişli. Alın dişlisi.

Spur wheel : Düz dişli çark. Alın dişlisi.

Bone spur : Osteofit. Kemik mahmuzu.

Spur somebody on : Teşvik etmek. Dürtmek.

Spur track : Tali hat. Yan hat.

Spur pinion : Dikey ekseni etrafında döndüren dişli. Düz dişli. Fener dişli.

İngilizce Spurn Türkçe anlamı, Spurn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spurn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Controvert : Çürütmek. Tekzip etmek. Tartışmak. Karşı gelmek. Yalanlamak. İtiraz etmek.

Foot it : Yaya gitmek. Tabanvay gitmek. Dans etmek. Yürümek. Yayan gitmek. Yürüyerek gitmek.

Hoof : Çiftelemek (at vb). Toynaklı hayvan. Sağ. Dans etmek. Yaya gitmek. Tekmelemek. Tırnak. Toynaklı olan memelilerin parmaklarının uç bölgesinde, ön tarafını korumaya yarayan boynuz maddesinden yapılmış kısım. Toynak.

Boot : Kovmak. Futbol tekme atmak. Ön yükleme. Sepetleme. Potin. Tekmelemek. Sepetlemek. İşten atma.

Challenge : Soruşturmak. Meydan okuma. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Zorlu iş veya görev. Karşı çıkmak. Davet etmek (düello). Tartışmak (doğruluğunu). Kimlik sormak. Kafa tutmak (argo terim).

Refused : Direnmek. İzin vermemek. Kaçınmak. Karşı koymak. Ayak diremek. Reddedildi. Geri çevrildi. Kabul etmemek.

Tucked : Kıvrılmak. Kıstırmak. Katlamak. Tıkıştırmak. Sokmak. Tıkmak. Sıkıştırmak. Kıvırmak.

Be displeased with : Dudak bükmek. Memnun olmamak. Memnuniyetsizlik göstermek. Burun bükmek.

Snort at : Burun bükmek.

Snub : Beğenmemek. Küçümsemek. Hor görme. Aşağılamak. Kalkık uçlu. Aşağılama. Haddini bildirmek. Hiçe sayma. Terslemek.

Spurn synonyms : slighting, declines, fall down, abnegating, kick in, flout, declare off, pull a face, kick, pooh pooh, tucking, flouting, toeing, controverted, contravenes, rebuff, hoofing, fly in the face of, give back, abnegate, challenged, controverting, contravene, controverts, consider unimportant, negativing, cast off, disregarded, spurned, tuck, sniff, disregards, challenges.

Spurn zıt anlamlı kelimeler, Spurn kelime anlamı

Accept : Hazmetmek. Kabullenmek. Almak. Katlanmak. Onaylamak. Razı olmak. Eyvallah demek. Kabul etmek. Üstlenmek. Normal karşılamak.

Spurn ingilizce tanımı, definition of Spurn

Spurn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To kick. A blow with the foot. To drive back or away, as with the foot. A kick. To kick or toss up the heels.