Squirming türkçesi Squirming nedir

Squirming ingilizcede ne demek, Squirming nerede nasıl kullanılır?

Squirmier : İğrenç. Tiksindirici. Kıvranan. Kıvrılan.

Squirmiest : Kıvranan. Kıvrılan. İğrenç. Tiksindirici.

Squirm out of : Sıyrılmak. Mahçup olmak. Yırtmak. Kıvırmak. Utanç duymak.

Squirm : Kıpırdanmak. Kıvrılmak. Kıpır kıpır kıpırdanmak. Kıvırmak. Kıvranış. Kıvranma. Kıpırdanma. Kıvranmak. Eğilip bükülmek.

Squirmed : Kıpırdanmak. Kıvranmak. Kıvırmak. Kıvrılmak. Kıpır kıpır kıpırdanmak. Eğilip bükülmek. Kıvranış. Kıvranma. Kıpırdanma.

Squirearchy : Toprak sahibi ağa sınıfı. Ağalık. Toprak sahiplerinin yönetimi.

Squires : Bey. Kavalye. Toprak sahibi. Avukatlık ünvanı. Missouri eyaletinde şehir. Köy ağası.

Squirmy : İğrenç. Kıvranan. Kıvrılan. Tiksindirici.

Squirmer : Kıvrılan kimse. Kıpırdayan kimse. Dönen kimse. Kıvranan kimse.

Squired : Kavalyelik yapmak. Köy ağası. Toprak sahibi. Toprak ağası (bir köyün veya kırsal bir bölgenin). Bey. Kavalye. Refakat etmek (bayana).

İngilizce Squirming Türkçe anlamı, Squirming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Squirming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suffer : Kötüye gitmek. Katlanmak. Mağdur etmek. -e uğramak. Acısı çekme. Değer kaybetmek. Çekmek. Bağrı yanmak. Cefa çekmek.

 

Crispest : Gıcır gıcır. Taze. Canlı. Dalgalandırmak. Kıtır kıtır. Kırışmak. Zindeleştiren. Kıvırcık. Çıtır çıtır.

Crinkle : Karıştırmak. Hışırdatmak. Katlamak. Büzüşmek. Kırıştırmak. Buruşmak. Kırışık. Kırışmak. Hışırdamak.

Suffered : Acı çekmek. Zarar görmek. Katlanmak. İzin vermek. Göz yummak. Mağdur. Cezasını çekmek. Çekmek. Zayiat vermek. Acısını çekmek.

Thrash : Büyük bir yenilgiye uğratmak. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek. Kırbaçlamak. Kamçılamak. Yenmek. Dayak atmak. Pöstekisini sermek. Denize karşı seyretmek. Dövmek.

Spurting : Ani çıkış. Püskürmek. Olağanüstü çaba göstermek. İtaat etmemek. Olağanüstü çaba. Fışkırmak. Fışkırtmak. Davranmak. Son bir çaba göstermek. Atak yapmak.

Fold : Bükmek. Çırpmak. Ağıla kapamak. Kavuşturmak. Sarmak. Kıvrım. Katmanların dalga biçiminde büküntüsü. Bükülmek.

Crinkling : Büzüşmek. Katlamak. Hışırdatmak. Hışırdamak. Buruşturmak. Kırıştırmak. Karıştırmak. Buruşmak. Kırışmak.

Squinched : Kısmak. Tırsmak. Göz kaslarını germek. Çömelmek. Geri çekilmek. Kaçınmak. Gözleri kısmak. Kırkmak. Çekinmek.

Spouting : Fışkırma. Akan. Fışkıran. Sıçrayan. Dökülen. Püskürme.

Squirming synonyms : crook, the agony, shut, agonizes, bend, thrashes, frizz, jetting, coil, squirms, coil up, agonize, wriggling, suffering, crimps, be convulsed, curled up, thrashed, curl up, running, wigglier, crimp, crisping, crisp, curve, crinkles, contort, cranks, bends, agonies, squirmed, crank, curl.

 

Squirming zıt anlamlı kelimeler, Squirming kelime anlamı

Standing : Duruş. Pozisyon. Geçerlilik. Durgun. Ayakta yapılan. Durum. Süreklilik. Sabit. Yürürlük. Mevki.

Open : Açmak. Bildirmek. Kısık olmayan (ses). Deşmek. Fora etmek. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Dürüst. Açılmak. Açık (kapı). İçten.