Sst türkçesi Sst nedir

  • Deniz yüzeyi su sıcaklığı.

Sst ile ilgili cümleler

English: You'll have to ask at the newsstand.
Turkish: Gazete bayiinde sormak zorunda kalacaksın.

English: Ali is near the newsstand.
Turkish: Ali gazete büfesinin yanında.

Sst ingilizcede ne demek, Sst nerede nasıl kullanılır?

Assisstance : Yardım. Para yardımı. belirli konular üzerinde yapılacak işlerin gerçekleştirilebilmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere yapılan para yardımı.

Asst : Yrd. Yardımcı. Yaver. Muavin. Danışman.

Asstd : Türlü. Çeşitli. Karışık. Çeşidine göre ayarlanmış. Seçilmiş türlerden oluşan. Değişik türlerden oluşan.

Bremsstrahlung : Frenleme ışınımı. Foton ışınlaması. İvme ışınımı. Yüklü parçacıkların çekirdek elektrik alanından geçişleri sırasında yavaşlamaları ya da hızlanmaları sonucu oluşan elektromagnetik ışınım.

Crosstab : Çapraz tablo. Çapraz.

Crosstalk loss : Çapra-karışma yitimi. Çapraz'-karışma yitimi. Çapraz-karışma yitimi.

Crosstown : Şehrin diğer ucunda bulunan. Şehrin bir ucundan diğer ucuna geçen. Tüm şehri enine geçen (yol gibi).

Crosstab query : Çapraz sorgu.

Crosstalk : Resmi olmayan konuşma. Diyafoni. Ses karışması. (telekomünikasyon) değişik kanallarda olan iki frekansın karışımının neden olduğu karışma (telefonda veya radyoda olduğu gibi). Ses karışımı. Sohbet. Hızlı ve nükteli konuşma. Parazit yapma. Yan ses.

 

Crosstalk attenuation : Çapraz karışma zayıflaması. Çapraz-karışma zayıflaması. Çapraz'-karışma zayıflaması.

İngilizce Sst Türkçe anlamı, Sst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ladle : Kaşık. Kova. Kepçe. Kepçe ile doldurmak veya boşaltmak. Kepçe ile boşaltmak. Kepçe ile almak. Kepçe ile vermek. Kepçeyle koymak. Pota (metal). Pota.

Dispose : Düzenlemek. Başından atmak. Kullanmak. Alt etmek. Anıklamak. İsteklendirmek. Atmak. Kontrolünde tutmak. Kurtulmak. Dizmek.

Scrunch : Çatır çutur yemek. Ezmek. Sığışmak. Çömelmek. Çıtırdamak. Çatırdamak. Buruşmak. Sığıştırmak. Çatırdatmak. Kırışmak.

Crouch : Silmek. Çömelme. Büzülmek. Çömelmek. İdaho eyaletinde şehir. Sinmek. Çökmek.

Cram : Semirtmek. Ağzına kadar doldurmak. İneklemek. Tıkıştırmak. Sınava çalışmak. Çok çalışmak. Acele ile sınava hazırlanmak. Sınava hazırlamak. Tıka basa yedirmek. Tıkamak.

Seed : Tohumlamak. Kaynak. Çekirdeğini çıkarmak. Horozcuk. Habbe. Tohum ya da çekirdeğini çıkarmak. Tohum ekmek. Meni. Köken.

Superpose : Çakıştırmak. Bindirmek. Üstüne koymak. Üst üste yapmak. Üst üste koymak.

Inclose : Çevrelemek. Kuşatmak. Çevirmek. Kapsamak. Hapsetmek. İçermek. Kapatmak. Etrafını çevirmek. Sarmak. İliştirmek.

Hunker : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Topuklarının üstüne çömelmek. Topuklarının üzerine çömelmek. Çömelmek.

Jar : Zangırdatmak. Sarsılma. Gıcırtı. Kavanoz. Sinirlendirmek. Kavga. Titretmek. Bira bardağı. Didişme. Kavga etmek.

 

Sst synonyms : tee up, prepose, place down, place upright, glycerolise, hunker down, enclose, stratify, stick in, sit, put in, ground, lose, coffin, put down, ship, siphon, pigeonhole, juxtapose, scrunch up, bucket, barrel, tee, clap, instal, parallelize, sow, emplace, posit, fix, pillow, rack up, nestle.

Sst zıt anlamlı kelimeler, Sst kelime anlamı

Lie : Kalmak. Mideye oturmak. Yalan söylemek. Atmak. Kandırmak. Durmak. Yalan atmak. Yatmak. Yalan. Yasal olmak.

Stand : Desteklemek. Statif. Kanıtlamak. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Dayanmak. Gitar sehpası. Ayakta durmak. (teklif) geçerli olmak. Dikilmek. Çekilmek.

Disarrange : Düzenini bozmak. Bozmak. Düzeni bozmak. Dağınıklık. Dağıtmak. Karıştırmak.

Sst antonyms : deglycerolize.