Stabilization policy türkçesi Stabilization policy nedir
- İstikrarlandırma politikası.
- İstikrar politikası.
- İktisat alanında kullanılır.
- İktisadi istikrarı sağlamaya yönelik olarak uygulanan iktisat politikası.
Stabilization policy ingilizcede ne demek, Stabilization policy nerede nasıl kullanılır?
Stabilization : Dengede tutma. Saptama. Tespit etme. Kararlılık. Sabit kılma. Durultum. İstikrar. Bir aygıtın elektriksel besleme çevrimine konulan bir durultucu ile gerilim çalkantılarını kesme. Dengeleme. Değişmezlik durumuna getirme.
Policy : Siyaset. Prensip. Poliçe. Davranış biçimi. Plan. Politika. İdare. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü. Hareket tarzı. İlke.
Discretionary stabilization policy : Duruma göre iktisat politikası. Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla uygulanan ve keynesyen iktisatçılar tarafından benimsenen para politikası ve maliye politikasını içeren ince ayar ve toptan ayar politikaları.
Stabilization analysis : Bir iktisadi sistemde değişkenler denge durumlarından saptığında, bunların zaman içinde eski dengelerine yönelmelerinin ya da bu noktalardan uzaklaşmalarının çözümlenmesi. İstikrar çözümlemesi.
Stabilization decisions of 4 august 1958 : 4 ağustos kararları. Türkiye ekonomisinde 1950'li yılların ikinci yarısından itibaren enflasyon oranının giderek yükselmesi ve döviz darboğazı yaşanması yüzünden hükümetin ağustos 1958 tarihinde tlde devalüasyon kararıyla birlikte, tcmb tarafından kamu kesimine verilen kredilerin dondurulması, kamu mal ve hizmetlerinin fiyatlarının yükseltilmesi gibi önlemleri içeren istikrar programı.
Stabilization energy : Kararlılık enerjisi.
İngilizce Stabilization policy Türkçe anlamı, Stabilization policy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stabilization policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Stabilization policy synonyms : stability policy, ability to pay principle, a shift in demand, a group shares, ability rent, abnormal budget expenditures, a change in demand, a pass through certificate.

Bu kısımda Stabilization policy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stabilization policy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stabilization policy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stabilization policy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.