Stalling türkçesi Stalling nedir

Stalling ile ilgili cümleler

English: Stop stalling and do what I told you.
Turkish: Oyalanmayı bırak da sana ne dediysem onu yap.

English: Ali is installing new software.
Turkish: Ali yeni yazılım yüklüyor.

English: They're stalling.
Turkish: Onlar oyalıyorlar.

English: Ali's stalling.
Turkish: Ali savsaklamaya çalışıyor.

English: You're stalling.
Turkish: Oyalıyorsun.

Stalling ingilizcede ne demek, Stalling nerede nasıl kullanılır?

Forestalling : Önleme. Önlemek. Önüne geçmek. Yol kesme. Engel olma. Stoklamak. Gıda ürünlerinin bir pazardan toplanıp aynı pazara daha yüksek oranda satılması. Zorla durdurma. Pusu kurma. Önceden yapmak.

Installing : Kurmak. Atamak. Yükleniyor. Monte etmek. Yerleştirmek.

Installing software : Yazılım kuruluşu.

Reinstalling : Yeniden yerleştirmek. Yeniden yerine koyma. Yeniden yüklemek. Tekrar yerine koyma. Yeniden yükle. Yeniden yükleme.

Become crystalline : Billurlamak.

Crystalline schist : Kristalin şist. Kristalen şist. Kristalli şist. Billurlu şist.

Cristalline rock : Kırılcal kayaç. Magmanın yerkabuğunun az çok derinlerinde yavaşça soğumasıyla oluşan, granit gibi katılaşmış kayaçlara verilen genel ad.

 

Crystalline phase : Kristalli evre. Kristal faz.

Crystalline cone : Kristal koni. Bileşik gözlerin ommatidyumunda koni biçimindeki pelte kıvamında hücre dışı yapı.

Crystalline bond : Kristal bağ.

İngilizce Stalling Türkçe anlamı, Stalling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stalling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fadings : Açılma. Renk solması. Yavaş yavaş gözden kaybolma. Solma. Solma (renk). Parlaklığını yitirme. Sönümlenme. Gücünü kaybetme. Renk atma.

Thinning : İnceltme. İncelme. İnce. Seyrekleştirme. Seyreltme. Seyrekleşme. İnceltiş.

Listing : Fiyat koyma. Kayıt. Maddeleme. Listeleme. Dizelgeleme. Kaydetme. Ambalaj listesi. Kote etme. Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı.

Delaying : Gecikmeye özgü. Gecikmeyle ilgili. Bir oyunda seyircinin ilgisini ve gerilimini canlı tutmada kullanılan geciktirme uygulayımı. Tehir edilen. Geciken. Geciktirim. Öteleme. Geciktirme. Ertelenen.

Racking : Germek. Rüzgarda uçuşmak (bulut). Gererek işkence yapmak. Kirayı çok artırmak. Askıya asmak. Fıçıdan çekmek (içki). Eziyet etmek. Uzatmak. Rafa kaldırmak. Rafa koymak.

Cunctation : Tehir. Tereddüt. Geciktirme.

Faints : Güçsüzleşmek. Zayıflamak. Hali kalmamak. Bitkin düşmek. Bayılmak. Kendinden geçmek. Düşüp bayılmak. İçi geçmek.

Diversions : İlgisini başka tarafa çekme. Saptırma. Eğlence. Güzergah çevirme. Varyant (yol). Oyalanma. Yanıltma. Dikkatini dağıtma. Şaşırtmaca.

 

Spooling : Biriktiriliyor. Bobine sarmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sarma. Makaraya sarmak. Kuyruğa atılıyor. Kuyruklama. Bir filmi ya da bir mıknatıslı kuşağı bir makaradan, bir göbekten öbür makaraya, göbeğe aktarma.

Distraction : Zihni dağıtan şey. Eğlence. Delilik. Avunma. Çılgınlık. Dikkatini dağıtma. Dikkati başka tarafa çekme. Dikkati dağıtan şey. Vakit geçirecek şey. Dikkat dağıtıcı şey.

Stalling synonyms : continuance, faintness, equivocations, listings, stonewalling, holdovers, deferments, delay time, rhapsody, continuances, heelings, delayed, holdover, heeling, deferment, freeze, deferral, faint, diversion, misfiring, distractions, fainters, obstruction, bloopers, fading, stall, skipping, run around, adjournments, adjournment, knocking, blooper, fainter.

Stalling ingilizce tanımı, definition of Stalling

Stalling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Stabling.