Stanching türkçesi Stanching nedir

Stanching ingilizcede ne demek, Stanching nerede nasıl kullanılır?

Stanchion : Taşımak. Puntal. Destek direği. Gemi inşaatında kolon. Sütun. Direk. Desteklemek. Tutmak. Destek. Ayak.

Stanchions : Ayak. Puntal. Direk. Desteklemek. Destek. Destek direği. Sütun. Gemi inşaatında kolon. Taşımak. Tutmak.

Stanch : Durdurmak. Durdurmak (kanı). Akan kanı durdurmak. Su geçmez. Sağlam. Kesmek (kan). Sadık. Suyun geçip geçmediğini denetlemek. Hava ve su geçirmez. Bkz.staunch.

Stanched : Kesmek (kan). Güvenilir. Sağlam. Durdurmak (kanı). Suyun geçip geçmediğini denetlemek. Durdurmak. Akan kanı durdurmak. Kesmek (kan vb.). Emin. Su geçmez.

Stanches : Suyun geçip geçmediğini denetlemek. Durdurmak. Sadık. Kesmek (kan vb.). Akan kanı durdurmak. Güvenilir. Kesmek (kan). Emin. Durdurmak (kanı). Sağlam.

Acid resistance : Aside dayanıklı. Asite dayanıklı. Asit direnci. Aside dayanıklılık. Asite dayanıklılık.

Hawkish stance : Güçlü bir askeri güce dayalı saldırgan bir dış politikayı savunan tutum. Savaş yanlısı tutum. Uzlaşmaya karşı olan pozisyon.

Acid resistance test : Aside dayanıklılık testi.

 

Accommodate oneself to circumstances : Ayağını yorganına göre uzatmak.

A good distance off : Epey uzakta. Oldukça uzak. Epeyce uzakta.

İngilizce Stanching Türkçe anlamı, Stanching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stanching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prestigiousness : Prestijlilik.

Prominence : Göze çarpan şey. Burun. Öne çıkma. Uzantı. Çıkıntı. Ehemmiyet. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması. Fışkırma. Tümsek.

Dyed in grain : Solmaz. Damarına işleyen boya ile boyanmış. Rengi atmaz.

Dishonour : Şerefini beş paralık etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Şerefini lekelemek. Onursuzluk etmek. Namusuna dokunmak. Kepaze etmek. Namusuna leke sürmek. Rezil etmek. Şerefsizlik. Namusunu kirletmek.

Devout : Samimi. Yürekten. Adanmış. Dindar. Mütedeyyin. İstekli. Ciddi. (kendini) adamış. İçten.

Four square : Açık sözlü. Kararlı. Dobra dobra.

Status : Statü. İçtimai vaziyet. Durum. Sosyal durum. Prestij. Rol. Vaziyet. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Yasal durum. Hal.

Staunching : Kanamayı durdurmak. Sabit. Akışını durdurmak. Kanı durdurmak.

Firmest : Sıkı. Dayanıklı. Kesin. Sert. Sabit. En sağlam. Metin. Katı.

Stanching synonyms : bring short, deliberate, obscurity, baulked, firm, assureds, staunches, faithful, above suspicion, chivalric, blow the whistle on, baulks, fiduciary, dishonor, arrest, position, stanched, abolishes, creditworthy, air tight, honour, as hard as nails, blocks, cocksure, abolish, abort, authoritative, aborts, as right as a trivet, grandness, abandon, adhered, call a halt.

 

Stanching zıt anlamlı kelimeler, Stanching kelime anlamı

Impermanent : Geçici. Süreksiz. Devam etmeyen. Kalımsız. Daimi olmayan. Devamsız. Kalıcı olmayan.

Dishonor : Lekelemek. Leke sürmek. Namusunu kirletmek. Onursuzluk etmek. Namusuna leke sürmek. Şerefini sarsmak. Kepaze etmek. Şerefini beş paralık etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Rezil etmek.

Prominence : Fışkırma. Şöhret. Öne çıkma. Tümsek. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması. Önem. Göze batma. Herkesçe tanınma. Ehemmiyet.

Stanching antonyms : obscurity, honor.