Firmest türkçesi Firmest nedir

Firmest ingilizcede ne demek, Firmest nerede nasıl kullanılır?

Firmed : Yükselmeye başlamak. Sağlamlaşmak. Katı. Donmak (jöle pelte çikolata vb). Pekiştirmek. İstikrara kavuşmak (fiyatlar). Sert. Sağlamlaştırmak. Pekişmek. Canlanmak (piyasa).

Firmer : Sağlam. Kararlı. Sıkı. Sert. Metin. Sabit. Katı. Emin. Sağlamlaştırıcı. Kesin.

Firmers : Sağlamlaştırıcı.

Affirmed : Doğru olduğunu açıklamak. Doğrulanmış. Kabul edilen. Onaylanan. Doğrulanan.

Affirmer : Beyan eden kimse. Doğrulayan kimse. İleri süren kimse.

Confirmed credit : Kabul kredi. Konfirme kredi. Onaylı kredi. Onaylanmış kredi. Teyitli kredi.

Confirmed copy : Tasdikli kopya.

Confirmed letter of credit : Müeyyet akreditif. Sağlam akreditif. Teyitli akreditif. Akreditifi açan amir bankanın bildirimci bankaya akreditifi teyit etmesi talimatını verdiği ve böylece bildirimci bankanın da açılan akreditifi teyit ettiği akreditif türü. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kabul edilmiş akreditif. İnancalı bankalararası sayca. Onaylı akreditif. Aracı bankanın sorumluluk ve yükümlülüğüne dayanan bankalar arası sayca.

Affirmers : İleri süren kimse. Beyan eden kimse. Doğrulayan kimse.

 

Confirmedness : Onaylanmışlık. Yerleşmişlik. Doğrulanmışlık.

İngilizce Firmest Türkçe anlamı, Firmest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firmest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Astringents : Kanı durduran. Damarları büzen ilaç. Şiddetli. Kanamayı kesici. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Kan durdurucu. Büzücü. Astrenjan. Kanamayı durduran ilaç.

Acerb : Ekşi. Acılı ekşi. Acı.

Emphatical : Önemli. Vurgulanmış. Vurgulu.

Emphatic : Vurgulanmış. Önemli. Israrlı. Vurgulu. Vurgulanarak söylenen. Etkili. Frapan. Göze çarpan. Güçlü.

Firstborn : İlk evlat. En büyük kardeş. İlk doğan. İlk çocuk. Ailede doğan ilk çocuk. En büyük çocuk.

Flat footed : Azimli. Değişmez. Düztaban. Düz taban. Beceriksiz (ingiliz ingilizcesi). Hoyrat (ingiliz ingilizcesi).

Air tight : Sıkıca kapatılmış. Zaafı olmayan. Hava kaçırmaz. Hava geçirmez. Hermetik. Zaafı veya kusuru olmayan. Hava sızdırmaz. Hava sızdırmaz şekilde kapalı.

Fastened : Kapanmış. Fermuarlı. Birleştirilmiş. Düğmelenmiş. Güvenceye alınmış. Bağlanmış. İliştirilmiş. Eklenmiş.

Assured : Sigortalı kimse. Sigortalı. Garantili. Güven verilmiş. Özüne arkayın. İnançlı. Kendinden emin. Önceden belli olan. Sigorta poliçesinin lehtarı.

Fiduciary : Güvene dayanan. Emanet. Mutemede ait. Mütevelli. Mutemet. İtibari. Yedi emin. Saymaca. Emanet olan.

Firmest synonyms : second growth, prototypic, old growth, solidest, archetypical, front, close bodied, abiding, as large as life, stoic, prototypical, enduring, deep seated, first year, decided, steady, basic, grim, premier, firm as a rock, a hundred percent, bitter, all right, achillean, woods, earnest, compacted, diuturnal, acrid, closefitting, attached, premiere, fiduciaries.

 

Firmest zıt anlamlı kelimeler, Firmest kelime anlamı

Unoriginal : Olağan. Sıradan. Bayağı. Orijinal olmayan. Basit. Başlangıçta olmayan. Sade. Sahte.

Last : Devam etmek. Dayanmak. Herkesten sonra. Yetmek. Tutmak. Sürmek. Sonuncu. Kundura kalıbı. Bozulmamak. Son olarak.

Back : Sırt. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Ayak arkası. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Önce. Arkaya. Geriye. Vazgeçmek. Arkalık. Alt tahta.

Firmest antonyms : late, middle, secondary, fauna.