Stand point türkçesi Stand point nedir

Stand point ingilizcede ne demek, Stand point nerede nasıl kullanılır?

Stand : Üstlenmek. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Üçayak. Katlanmak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dayanmak. Göğüs germek. Ayaklık. Kanıtlamak. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa.

Point : Fermaya oturmak. Doğrultmak. Sivriltmek. Sayı. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Tevcih etmek. Puan. Uç. Ucunu sivriltmek. Göstermek.

Stand a chance : Eline fırsat geçmek. Şansı olmak.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stand against : Karşı gelmek. Karşı durmak. Muhalefet etmek. Karşı duruş sergilemek. Karşı çıkmak.

Stand age : Meşcere yaşı.

İngilizce Stand point Türkçe anlamı, Stand point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elevation angle : Yükseliş açısı. Açısal yükselik. Rakım açısı. Yükselme açısı. Nişangah açısı.

Point of view : Cihet. Noktainazar. Görüş. Görüş noktası. Açı. Bakış açısı. Bakım.

Outlook : Seyredilen yer. Olasılık. Görüntü. Gelecek. İleriki olasılıklar. Görüş. Görünüş. Görünüm.

 

Stand guard : Nöbet beklemek. Bekçilik etmek. Nöbet tutmak.

Ken : Alabama eyaletinde şehir. Bilmek. Bilgi alanı. Tanımak. Anlamak. Görüş alanı.

Field of regard : Bir kameranın ya da bir füzenin tanıma cihazının dönüp görebildiği maksimum kabiliyeti. For.

Visual angle : Görme açısı. Optik açı. Açı uzaklığı.

Standpoints : Bakış açısı. Görüş. Görüş noktası.

Stand point synonyms : angle of view, angle of vision, viewpoint, kens, field of vision, angle of sight, standpoint.