Outlook türkçesi Outlook nedir

Outlook ile ilgili cümleler

English: His unhappy childhood affected his outlook on life.
Turkish: Mutsuz çocukluğu hayata bakışını etkiledi.

English: The outlook was negative.
Turkish: Görünüm olumsuzdu.

English: The outlook for our business isn't good.
Turkish: İşimizin geleceği iyi değil.

English: The outlook is grim.
Turkish: Görünüm korkunçtur.

English: Culture plays a dynamic role in shaping an individual's character, attitude, and outlook on life.
Turkish: Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.

Outlook ingilizcede ne demek, Outlook nerede nasıl kullanılır?

General outlook : Genel bakış. Genel beklenti veya olasılık. Belirsiz bakış açısı.

Weather outlook : Hava durumu öngörüsü. Meteorolojik tahmin. Hava tahmini. Hava görünümü.

World outlook : İnsanın çevresindeki dünyaya karşı oluşturduğu görüşlerin, anlayışların ve kavramların tümü. Dünya görüşü.

Outlooks : Görüş tarzı. Tahmin. Görünüş. Görüntü. Seyredilen yer. Görüş. Bakış. Görünüm. Hedefleme. Bakış açısı.

 

Economic outlooks : Ekonomik görünüm.

Outlasts : Daha uzun süre dayanmak. Daha fazla yaşamak. Daha çok dayanmak. Daha uzun yaşamak. -den çok daha kalıcı olmak. -den çok dayanmak. Daha fazla sürmek.

Outlaw : Yasaklamak. Sürgün. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Suçlu ilan etmek. Yasal haklardan mahrum etmek. Huysuz at. Feshetmek. Sürmek. Yasaya karşı gelen kimse. Yasadışı ilan etmek.

Outlander : Başka ülkeden olan kimse. Ecnebi. Yabancı.

Outlandishness : Gariplik. Olağandışılık. Tuhaflık. Yabancılık.

Outlandishly : Acayip şekilde. Garip bir şekilde. Tuhafça. Alışılmadık biçimde.

İngilizce Outlook Türkçe anlamı, Outlook eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outlook ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contingencies : Beklenmedik olay. İhtimal. Tesadüf. Gayrinakdi kredi ve yükümlülükler.

Appraisal : Değer takdiri. Değerlendirme. Kıymet takdiri etmek. Kıymet takdiri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Değer biçme. Ekspertiz. Değerlendirmek. Kıymet takdir etme.

Fortune : Servet. Talih. Uğur. Baht. Bakı. Fal. Şans. Kısmet. Devran.

Feasibleness : Başarılabilme kapasitesi. Yapılabilirlik. Gerçekleştirilebilme kapasitesi. Muhtemellik. İhtimal.

 

Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.

Imageries : Tanımlamalar. Görüntüler. Benzetmeler. Heykeller. İmgeler. Hayaller. Tasvir. İmgelem. İmgeleme. Betim.

Epiphanies : 6 ocak´ta kutlanan bir yortu. Epifani. Tezahür anı. Tezahür.

Approximation : -e yakın bir şey. Kararlama. Denklem ya da kuramlarda, kesin çözüm bulunamayan yerde yaklaşık çözüm bulma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yaklaşma. Yaklaştırma. Yakınlaştırma. -e yakın olma. Gözlem araçlarıyla elde edilen bilgilerin belli bir kesinlik ölçüsüne yaklaşma düzeyi ya da gözlem değerlerinin kalıplı tanım ya da simgelere uygun düşme durumu. Benzerlik.

Aspect : Veçhe. Yüz ifadesi. Yön. Baktığı yön. Çehre. Cephe. Hal. Tavır.

Fates : Çarkıfelek. Talih. Kısmet. Alın yazısı. Kader. Moirai. Akıbet. Ecel. (yunan mitolojisi) insanların hayatlarını kontrol eden kader tanrıçası.

Outlook synonyms : mind set, lookouts, sceneries, stance, hereafter, conceivability, panoramas, field of regard, eidolons, landscape, misgiving, field of vision, contention, imagery, odds, viewpoint, epiphany, phantom, futurities, attitude, abstract syntax tree, targeting, mental attitude, accent bar, chances, arriving, point of view, footages, avis, likelihoods, line of sight, abort sequence, panorama.

Outlook zıt anlamlı kelimeler, Outlook kelime anlamı

Unbelief : İmansızlık. İnançsızlık.

Outlook ingilizce tanımı, definition of Outlook

Outlook kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To outstare. The act of looking out. Watch. To face down.