Stand to lose türkçesi Stand to lose nedir

  • Muhtemelen kaybedebilmek.
  • Kaybetme olasılığı yüksek olmak.
  • (kesinlikle) kaybetmek.

Stand to lose ingilizcede ne demek, Stand to lose nerede nasıl kullanılır?

Stand : Devam etmek. Direnmek. Bulunmak. Göğüs germek. Desteklemek. Statif. Dayanmak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katlanmak. Üstlenmek.

To : İle. Karşı. Ya. -mek -mak (mastar). E doğru. Ye. Göre. -e göre. Kadar. Oranla.

Lose : Geri kalmak. Heba etmek. Zayi etmek. Azıtmak. Yitirmek. Kaybetmek. Mahrum etmek. Şaşırmak. Kazanamamak. Kaybolmak.

Stand to : Ayrılmamak. Saldırıya hazır olmak. Devam etmek. Yardıma hazır olmak. Göğüslemek. Saldırı durumuna geçmek. Yanında olmak. Dönmemek. Bırakmamak.

Stand to attention : Hazırolda beklemek.

Cause to lose control : Kontrolü kaybetmesine neden olmak.

Had nothing to lose : Deneyerek bir şey risk etmedi. Kaybedecek bir şeyi yoktu. Umutsuzdu.

Stand to reason : Akla yatmak. Mantıklı görünmek. Makul görünmek. Mantıklı gelmek.

Stand together : Birlikte veya ayrılmadan durmak.

Has nothing to lose : Risk alırsa kaybedilecek değerli veya önemli bir şeyi yok. Kaybedecek bir şeyi yok.