Stashes türkçesi Stashes nedir

  • Emin bir yere gizlemek.
  • Zulalamak.
  • Uyuşturucu.
  • Zulada saklanan şey.
  • Güvenli bir yere gizlemek.
  • Zula.
  • Saklamak.
  • Son vermek.
  • İyi bir yere saklamak.

Stashes ingilizcede ne demek, Stashes nerede nasıl kullanılır?

Stashed : Uyuşturucu. Güvenli bir yere gizlemek. Zula. İyi bir yere saklamak. Emin bir yere gizlemek. Zulada saklanan şey. Zulalamak. Son vermek. Saklamak.

Stash away : Gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak. Zulada saklamak. İleride kullanmak için saklamak. Saklamak. İyi bir yere saklamak. İleride kullanmak üzere bir kenara koymak. Gelecek için saklamak. Güvenli bir yere gizlemek.

Stash : Saklamak. Güvenli bir yere gizlemek. Zulada saklanan şey. Uyuşturucu. Zula. Son vermek. İyi bir yere saklamak. Emin bir yere gizlemek. Zulalamak.

Stashing : Emin bir yere gizlemek. Güvenli bir yere gizlemek. Uyuşturucu. Zulalamak. Saklamak. Zula. İyi bir yere saklamak. Zulada saklanan şey. Son vermek.

Stases : Dolaşım sisteminin durması. Kan dolaşımının durması.

Canastas : Kanasta iskambil.

Be ecstased : Mest olmak.

Astasia : Astazi. Ayakta duramama. Kas koordinasyonu eksikliği nedeniyle ayakta duramama (tıp veya medikal terimi).

Bacteriostasis : Bakteri gelişiminin önlenmesi. Bakterilerin üreme ve gelişmesini önleme. Bakteriyostaz.

Apostasies : Din değistirme. Dönme (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). İnançlarından dönme. Din değiştirme. Dönme (inancından). Parti değistirme. İrtidad. Dininden dönme. Döneklik. Dinden dönme.

 

İngilizce Stashes Türkçe anlamı, Stashes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stashes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drugging : Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). Uyuşturucu vermek. Ecza. İlaç. Uyuşturmak. İlaçla uyuşturmak. İlaç vermek. İlaçla uyutmak. İçkisine ilaç katmak.

Break off : Kesmek. Bitmek. Koparmak. Kırılmak. İlişiğini kesmek. İlişik kesmek. Aniden kesmek. Münasebeti kesmek. Kat etmek.

Bricks : Tuğlalar. Tuğla ile örmek. Dışarısı. Dışarı.

Bosoming : Balkon. Göğüs. Orta. Gizlemek. Kucak. Bağır. Kucaklamak. Merkez. Döş.

Chuck : Atmak. Torna bağlama aynası. Savurmak. Sevimli şey. Gurklama. Atış. Gıdaklama. Çenesini okşama. İstifra etmek.

Boff : (tiyatro) seyircilerin kendilerini kontrol edemeden gülmelerine neden olan replik. Seks yapmak. Osurmak. Tutulamayan kahkaha. Ses getiren liste başı şarkı. Kusmak. Gaz çıkarmak. Birini götürmek. Büyük gişe başarısına sahip oyun.

Call a halt : Bitirmesini emretmek. Durdurmak. Yarıda kesmek. Kesmek.

Bosomed : Merkez. Gizlemek. Orta. Balkon. Kucaklamak. Göğüslü. Bağır. Kucak. Döş.

Cloaking : Gizleme sistemi. Örtbas etmek. Örtmek. Gizlemek.

Bosom : Orta. Sine. Döş. Balkon. Merkez. Gizlemek. Samimi. Göğüs. Koyun.

Stashes synonyms : conceal, cut, bust up, called off, buries, blindest, chucked, call off, cease, cease to exist, cloak, boffs, junk, anesthetic, knockout, abrogate, cloaks, put by, stashed, patterned, drugs, knockouts, anaesthetic, ceases, gogos, anodyne, blinded, hypnotics, cache, caches, bury, stashing, drug.

 

Stashes zıt anlamlı kelimeler, Stashes kelime anlamı

Plain : Açıklık. Süssüz. Sadelik. Vuzuh. Yalın bir dille. Sade. Düz. (sürekli) şikayet etmek. Ova.

Uncut : İşlenmemiş. (film vb) kısaltılmamış. Biçilmemiş. Kısaltılmamış. Kenarları açılmamış (sayfalar). Kısıtlanmamış. Yontulmamış. Hiçbir bölümü çıkarılmamış (kitap veya oyun veya film). Kesilmemiş. Ham (elmas).