State of aggregation türkçesi State of aggregation nedir

  • Yığın durumu.
  • Küme durumu.
  • Yığışım hali.
  • Maddenin fiziksel durumu.
  • Agregasyon hali.
  • Özdeğin bir yere birikmiş doğabilimsel hali : katı, sıvı ya da gaz halleri.
  • Fizik alanında kullanılır.

State of aggregation ingilizcede ne demek, State of aggregation nerede nasıl kullanılır?

State : Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Söylemek. Belirlemek. Durum. Açıklamak. Toplumun siyasal örgütlenişi. toplumdaki siyasal örgütlerin tümü. Belirtmek. Vaziyet. Mevki. Saptamak.

Of : Nin. -in. -dan. Hakkında. In. -den. -den övünerek bahsetmek. Li. -nın. Karşı.

Aggregation : Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Birleştirme. Toplam olma. Toplanma. Yığışım. Bir araya toplanma. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Kümelenme. Birikim. Agregasyon.

State of a system : Dizgenin durumu. Sistemin durumu.

State of affairs : Hal. Koşullar. Gidişat. Durum. Hikaye. Vaziyet. İşlerin durumu. Gelinen nokta. Şartlar. Olgu.

State of emergency : Acil durum. Olağanüstü tehlikeli durum. Sıkıyönetim. Olağanüstü hal. Ohal.

 

State of equilibrium : Denge hali. Denge durumu dinginlik durumu. Dinginlik durumu. Denge durumu.

State of distress : Tehlikeli durum. Çekinceli durum.

State of the art : Gelişmiş. Teknoloji harikası. Modern. Tekniğin bilinen durumu (patent). Gelişme seviyesi. Teknolojinin bugünkü durumu. En yeni. En gelişkin. Gelişme seviyesi (sanat veya teknoloji için).

State of mind : Akli haleti. Ruh hali. Halet-i ruhiye. Haleti ruhiye. Ruhsal durum. Haletiruhiye.

İngilizce State of aggregation Türkçe anlamı, State of aggregation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak State of aggregation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accelerometer : Hızlanmayı. İvmeyi ölçen aygıt. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvmeölçer. İvmeyi ölçen. Akselerometre. İvme ölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvme ölçme aleti.

Absorption band : Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı. Absorpsiyon bandı.

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi.

Abcoulomb : Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. On kulon. Abkulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi.

Absorptiometer : Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurumölçer. Absorbsiyometre. Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet.

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. On amper. Saltık ampere. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi. 10 amper birim.

 

Absolute units : Temel kütle. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Saltık birimler.

Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

State of aggregation synonyms : absorption edge, absolute zero, absorptivity, absorption loss, acoustic absorptivity, abnormal reflection.