Stats türkçesi Stats nedir

Stats ile ilgili cümleler

English: Check out these stats.
Turkish: Bu istatistiklere göz at.

Stats ingilizcede ne demek, Stats nerede nasıl kullanılır?

Get volume stats : Birim durumunu al.

Cryostats : Dongun kap. Soğudenetir. Kriyostat. Sabit düşük sıcaklık kabı. Çok düşük sıcaklıklar sağlayan alet. Dondurma kabı. Soğuk denetir.

Hemostats : Kanama durdurma pensi. Kan durdurucu. Hemostat. Kanamayı geciktiren madde. Kanamayı durdurmak için kullanılan alet. Kanama durdurucu.

Photostats : Fotokopisini çekmek. Fotostat. Fotostatik kopyasını yapmak. Negatifsiz fotoğraf. Fotokopi makinesi. Negatifsiz çekilen fotograf. Fotostat ile fotoğrafını çekmek.

Pyrostats : Pirostat. Yüksek ısı denetleci.

Stata : Stata. Ekonometri paket programı.

State aid : Devlet yardımı. Devlet desteği.

Statable : Belirtilebilir. Beyan edilebilir.

Statant : Dört ayak üstünde duran.

Stat : Dosya durum bilgisi. Derhal.

İngilizce Stats Türkçe anlamı, Stats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condition : İyi bir kondisyona getirmek (oyuncuyu). Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konum. Koşullandırmak. Şarta bağlamak. Şartına bağlamak. İkmal. Genel sağlık durumu. Şart. İyi bir hale getirmek.

 

Imperfectness : Kusursuz olmama durumu. Hatasız olmama durumu. Kusurluluk. Hatalılık. Kusur. Mükemmel olmama durumu.

Motion : Kımıltı. İşleme. İşaret. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. El ile işaret etmek. Önerge. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. Güdü. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü.

Turgor : Şişme. Gerilme. Şişkinlik. Hücrelerin içerisindeki sıvı tarafından uygulanan basınca sahip olan bitki hücrelerinin normal basınç veya sertliği (bitki fizyolojisi).

Point : Punto. Sayı. Sivrilmek. Doğrultmak. Uç. Fermaya oturmak. Sivriltmek. Noktalamak. Tevcih etmek. Ferma yapmak (av köpeği).

Agency : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Acente temsilciliği. Aktör. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Acentelik. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Acenta. Ajans. Organ. Aracılık.

Flawlessness : Kusursuzluk. Mükemmellik.

Natural state : Doğal hal.

Ornamentation : Süslenme. Süs. Süsleme. Ziynet. Polen ya da herhangi bir yapının üzerindeki süs, desen. ornamentasyon. Takı. Tezhip.

Skillfulness : Beceri (ayrıca skilfulness). Beceriklilik. Hünerlilik. Ustalık. Maharet. Hüner.

 

Stats synonyms : australian state, impendency, italian region, soviet socialist republic, imminentness, homozygosity, polyvalency, imminency, forthcomingness, saving grace, beingness, multivalency, neotony, canadian province, state of flux, eternal damnation, activeness, state of grace, dependency, polyvalence, isomerism, matureness, flux, omnipotence, revocation, omniscience, freedom, order, separation, state of nature, preparedness, inaction, administrative district.

Stats zıt anlamlı kelimeler, Stats kelime anlamı

Unemployment : Aylaklık. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçisizlik. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. İşsizlik. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu.

Being : Varlık. Yaşam. Oluş. Yaratık. İnsan. Yaradılış. Olma. Varoluş. Mahluk.

Motionlessness : Hareketsizlik.

Stats antonyms : activeness, homozygosity, high status, low status, immaturity, employment, nonexistence, union, imperfection, nonbeing, inaction, unskillfulness, inactiveness, heterozygosity, perfection, separation, dystopia, inactivity, motion, maturity, utopia, activity, action, disorder, order, dominant, upper class, middle class, subordinate, lower class.