Staunching türkçesi Staunching nedir

Staunching ingilizcede ne demek, Staunching nerede nasıl kullanılır?

Staunch : Emin. Kesmek (kan vb.). Kanı durdurmak. Güvenilir. Sabit. Sağlam. Kanamayı durdurmak. Kesmek (kan). Sadık. Durdurmak.

Staunched : Kanı durdurmak. Kesmek (kan vb.). Durdurmak. Güvenilir. Emin. Sadık. Kanamayı durdurmak. Sabit. Akışını durdurmak. Sağlam.

Staunches : Kesmek (kan). Sadık. Emin. Akışını durdurmak. Kanı durdurmak. Kanamayı durdurmak. Kesmek (kan vb.). Güvenilir. Sabit. Durdurmak.

Staunchly : Sadık olarak.

Staunchness : Güvenilirlik. Sağlamlık.

İngilizce Staunching Türkçe anlamı, Staunching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Staunching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandon : Vazgeçmek. Bırakmak. Başlı-başına koymak. Koyup gitmek. Kesmek. Taşkınlık. El etek çekmek. Kendini tamamıyla vermek. Boşlamak. Bırakma.

Introduction : Giriş. Getirme. Tanıtma. Bir eserin daha iyi anlaşılması maksadiyle yazılarak onun baş tarafına eklenen açıklamalı kısım. Başlangıç. Tanışma. Yaygın ortaklık kuruluşları için, kurucularınca anamalın tümünü oluşturmak için verilen her çeşit başlangıç anamalı, (para, pay belgiti, borç ve alacak belgitleri, döşeme, demirbaş, bina ve benzeri mallar). Kılavuz kitap. Takdim. Tanıştırma.

 

Baulked : Engellemek. İnatla yürümemek. Ayak diremek. İnat etmek. Duraksamak. Kaçınmak.

Aborting : Düşük yapmak. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. İptal etmek. Çocuk düşürmek. Durduruluyor. Gelişememek.

Authentics : Gerçek. Hakiki. Orijinal. Özgün. Asıl. Sahici. Sıhhat. Sahih. Doğru.

Firm as a rock : Katı. Sert. Sarsılmaz. Boyun eğmez. İnatçı. Kaya gibi sağlam.

Induction : Tek tek olgulardan genel önerilere geçmek üzere izlenen düşünme ve inceleme yolu. mantıkçılara göre öncüllerinin doğruluğu sonucunun doğruluğunu olasılı kılan çıkarım biçimi. Tetikleme. Herhangi bir olayı başlatma, belli bir etken yardımıyla herhangi bir olayın başlamasına neden olma. bakteri hücrelerinde substrat varlığında o substrata özgü enzim veya enzimlerin üretiminin artması. düzenleyici bir proteinin etkinliğini değiştirmek için bir genin ekspresyonundaki artış. anesteziye giriş, anestezinin başlangıç evresi. İrgitim. Bir çevrimden geçen mıknatıssal akının değiminin, o çevrimde uyardığı yük-süren kuvvet, anlamdaş doğuşum. İrkilim. Biyoloji, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Başlatma. Resmen göreve başlatma. Göreve getirme.

Attached : İlişik. Bitişik. Bitişmiş. Ekli. Sevgiyle bağlı. Bağlı. Takılı. İlgili. Çatak.

Commencement : Başlangıç. Bidayet. Başlama. Diploma töreni.

Stanched : Akan kanı durdurmak. Su geçmez. Suyun geçip geçmediğini denetlemek.

 

Staunching synonyms : product introduction, first appearance, ushering in, confiding, confidential, creditable, deliberate, baulks, abiding, four square, entrenched, faithfuls, faithful, achillean, as right as a trivet, doughty, bailee, clearest, dormant, actuation, blow the whistle on, depositary, assureds, deeprooted, adhesive, established, authentic, above suspicion, changelessly, firm and abiding, faithful to, believable, cast iron.

Staunching zıt anlamlı kelimeler, Staunching kelime anlamı

Finish : Bitmek. Tamamlamak. Bitiş. Sonuçlandırmak. Yıkmak. Mükemmelleştirmek. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi. Varış. Cilalamak. Bitirmek.