Stick on türkçesi Stick on nedir

Stick on ile ilgili cümleler

English: You have lipstick on your cheek.
Turkish: Yanağında ruj lekesi var.

English: You have lipstick on your teeth.
Turkish: Dişinde ruj var.

Stick on ingilizcede ne demek, Stick on nerede nasıl kullanılır?

Stick : Hödük. Değnek. Dal parçası. Dayanışmak. Sırık. Hokkabaz değneği. Çakılıp kalmak. Tokmak. Koymak. Vites kolu.

On : Üstünde. İle. Giyilmiş. Civarında. Esnasında. Devrede. Makbul. De. Açık. Yönünde.

Stick around : Bir yerden ayrılmamak. Bir yere ayrılmayın. Bizi izlemeye devam edin. Etrafında dolaşmak. Bir yere kaybolma. Yakınında bekle. Bir yerde çakılı kalmak. Ayrılmamak. Kalmak. Takılmak.

Stick at : -den çekinmek. Bir iş üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek. Bir işi bırakmamak. Yapmayı reddetmek. Sıkı çalışmaya devam etmek.

Stick at nothing : Her şeyi göze olmak. Korkusu olmamak. Hiçbir şeyden çekinmemek.

Stick by : Terketmemek. Desteklemek. Sadık kalmak. Desteklemeye devam etmek.

İngilizce Stick on Türkçe anlamı, Stick on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stick on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apposes : Yakına koymak. Yan yana koymak.

Adhibit : Koymak. Almak. İdare etmek. Ek.

 

Cleaving : İkiye ayrılmak. Yarılmak. Sadık kalmak. Dilinim. Bölmek. Bağlı olmak. Çatlamak. Yarmak. Açmak.

Bond : Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Senet. Resmi. Muhabbet. Yapışma. İlişki. Yazılı anlaşma ya da söz. Örmek (duvar). Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.).

Cleaves : İkiye ayrılmak. -den ayrılmamak. Bölünmek. Çatlamak. Bağlı olmak. Delmek. Yarılmak. Açmak. Bölmek.

Clammed : Bir dolar. Mengene. Midye. Neşeli parti. Deniztarağı. Şamatalı toplantı. Deniz tarağı. İçine kapanık kimse. İstiridye.

Stick to : Bağlı kalmak. Ayrılmamak. Değiştirmeyi reddetmek. Yerine getirmek. Sadık kalmak. Vazgeçmemek. Sıkı sıkıya sarılmak. Bırakmamak. Tutmak.

Adheres : Bağlı olmak. Bağlanmak. İltihak etmek. Üyesi olmak. Katılmak. Bitiştirmek. Girmek. Bağlı kalmak.

Adhering : Girmek. Bağlı kalmak. Katılmak. İltihak etmek. Bağlanmak. Bağlı olmak. Üyesi olmak. Bitiştirmek.

Agglutinate : Bileştirmek. Bitişken. Yapışan. Bitişimli. Tutkallamak. Bitiştirmek. Yapışkan. Birleştirmek.

Stick on synonyms : attaches, bonding, accreted, cement, agglutinating, clams, cleave to, accretes, agglutinated, bind, attach, adhere to, agglutinates, affix, appose, accrete, adhere, clam, adhered, apposing, cleaved, cleave.