Stiffness türkçesi Stiffness nedir
- Katılık.
- Tutulum.
- Koyuluk.
- İnatçılık.
- Ağdalı oluş.
- Dik kafalılık.
- Tutukluk.
- Bükülmezlik.
- Sertlik.
- Resmiyet.
- Rijitlik.
- Gerginlik.
- Kıvam.
Stiffness ile ilgili cümleler
English: Ali felt the stiffness in his joints as he stood up after sitting in the same position for a long time.
Turkish: Ali uzun süre aynı pozisyonda oturduktan sonra, ayağa kaldığında eklemlerinde tutukluk hissetti.
Stiffness ingilizcede ne demek, Stiffness nerede nasıl kullanılır?
Morning stiffness : Sabah sertliği.
Stiffnecked : İnatçı.
Stiff breeze : Sert meltem. Sert esen rüzgar.
Stiff collar : Sert yaka.
Stiff dose of : Kuvvetli dozda bir ilaç.
Stiff drink : Büyük miktarda ve hiç sulandırılmamış içki.
As stiff as : Kadar dik.
Be as stiff as a poker : Baston yutmuş gibi durmak.
Have a stiff neck : Boynu tutulmak.
As stiff as a ramrod : Aşırı sert. Aşırı ciddi. Baston yutmuş gibi.
İngilizce Stiffness Türkçe anlamı, Stiffness eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stiffness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bad weather : Sert ve ağır hava. Kötü hava koşulları. Açık hava faaliyetleri için uygun olmayan hava. Soğukluk. Kötü hava şartları. Çepel. Kötü hava.
Saturation : Saturasyon. Havanın sığdırabileceği tüm su uçuğunu, alması. bir mıknatıssal en büyük akı yoğunluğuna erişmesi. bir eksicik ışınları borusunda eksiciklerin tümünün üst-üşeklerce kapılarak dış çevrimdeki akımın doygunlaşması. bir özdeğin bir çözeltisinin olabildiğince derişik bir değere ulaşması. Canlılık. Doyurma. Doygunluk. Bir çözücü içinde bir özdeğin bütünüyle ya da en çok oranda çözünmesi. bir molekülde kimyasal bağ yapabilecek tüm elektronların bağlı bulunmaları. bir asit ya da bazın tümüyle yansızlaştırılması. Kaynaşma. Sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin, alabileceği miktardaki diğer bir maddeyi kendi yapısına emmiş olması hali, doyma, satürasyon. Renkteki ak ışığın yokluğu. örnek : kırmızı pembeden daha doygundur.
Contrariness : Karşıtlık. Terslik. Görüş ve kanıların ya da olay ve durumların birbirine ters düşmesi. Zıtlık. Aksilik.
Timidity : Çekingelik. Yüreksizlik. Çekingenlik. Korkaklık. Utangaçlık. Ürkeklik.
Starch : Nişasta. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit, (c6h10o5). Resmi tavırlar. Dinçlik. Resmilik. Alfa-glikozidik zincir biçiminde oluşan, hidroliz olduğunda yalnızca glikoz veren, bitki hücrelerinde bulunan ve özellikle, yumrularda ve tohum endosperminin başlıca kısmını oluşturan, beyaz, kokusuz, tatsız, granül veya toz durumda depo polisakkarit. Kola.
Officialities : Konvansiyon. Protokol. Resmilik.
Formalities : Formaliteler. Usul. Formalite. Tören.
Ceremony : Bir toplumsal kümede üyelerin belli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen eylem dizisi. Seremoni. Resmilik. Birçok kuttörenin herhangi bir nedenle bir araya gelmesi sonucu kurallara uygun bir biçimde dinsel ya da toplumsal amaçlar için düzenlenen toplantı. Dini tören. Tören. Nezaket kuralları. Mevlit.
Consistences : Tutarlılık. Yoğunluk. Uyum. Sabitlik. Tutarlık. Kararlılık.
Astringency : Şiddet. Dudakların büzülmesine neden olan bir maddenin tadı. Büzücü olma niteliği. Haşinlik. Burukluk. Kan dolaşımını kontrol etmek için yumuşak kan dokularını büzme yeteneği. (tıp veya medikal terimi) yumuşak kan dokularının kasılarak sıvı boşaltmalarını sınırlandırabilme yeteneği. Acı set tat. Büzme.
Stiffness synonyms : jamming, jitters, brusquerie, dourness, durity, hoarseness, acrimonies, callousness, deep, rigidity, asperity, deepness, timidities, seriousness, austerities, sticking, hardheartedness, intenseness, depth, distempered, fractiousness, bullishness, temper, balkiness, agitation, denseness, acerbities, recalcitrance, unbendingness, rigidities, stress, malfunction, clumsiness.
Stiffness zıt anlamlı kelimeler, Stiffness kelime anlamı
Elasticity : Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalma durumu. Elastikiyet. Elastısıte. Esneklik. Yapağının gerildikten sonra tekrar önceki pozisyonuna veya uzunluğuna geri dönebilme yeteneği. Enine elastisite modülü. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özdeğin, uygulanan kuvvet kaldırıldıktan sonra tikel olarak ya da tümüyle başlangıç biçimini alabilme özelliği. Bir fonksiyonel ilişkide, diğer bağımsız değişkenler sabitken, bağımsız bir değişkendeki yüzde değişmenin bağımlı değişkende yarattığı yüzde değişmeyi ölçen, yani bağımlı değişkendeki oransal değişmenin bağımsız değişkendeki oransal değişmeye oranı biçiminde ifade edilen duyarlılık katsayısı. Bir cismin, kuvvet etkisiyle uzunluk, oylum ya da biçimce değişikliğe uğraması, ve kuvvet kalkınca başlangıç biçim ve boyutlarını yeniden bulması özelliği.
Gracefulness : Nezaket. Zariflik. Zarafet. İncelik.
Stiffness ingilizce tanımı, definition of Stiffness
Stiffness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Stiffness of character. Stiffness of manner. As, the stiffness of cloth or of paste. The quality or state of being stiff.

Bu kısımda Stiffness kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stiffness ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stiffness anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stiffness ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.