Stifling türkçesi Stifling nedir

  • Boğucu.

Stifling ile ilgili cümleler

English: It's stifling hot today. There's no wind at all.
Turkish: Bugün boğucu sıcak. Hiç rüzgar yok.

English: It was stiflingly hot.
Turkish: Boğucu şekilde sıcaktı.

Stifling ingilizcede ne demek, Stifling nerede nasıl kullanılır?

Stifle : Boğmak. Soluk almasını engellemek. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı). Zaptetmek. Soluk almasını zorlaştırmak. Tutmak. Gelişmesini engellemek. Tıkanmak. Bastırmak. Boğulmak.

Stifle bone : Diz diski (at).

Stifle joint : Diz eklemi (zooloji terimi).

Stifled : Zaptetmek. Soluk almasını engellemek. Tıkanmak. Soluk almasını zorlaştırmak. Tutmak. Gelişmesini engellemek. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı). Boğmak. Bastırmak. Boğulmak.

Stifles : Soluk almasını engellemek. Tutmak. Gelişmesini engellemek. Bastırmak. Zaptetmek. Soluk almasını zorlaştırmak. Boğmak. Tıkanmak. Boğulmak. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı).

Stiffbacked : İnatçı.

Stiff dose of : Kuvvetli dozda bir ilaç.

Stiff neck : İnatçılık. Lumbago. Tutulmuş boyun. Boyun tutulması.

Stiff necked : Kibirli. Dik kafalı. Yapmacıklı. İnatçı. Dik başlı. Boynu tutulmuş.

Stiff prices : Yüksek fiyat. Ateş pahası.

İngilizce Stifling Türkçe anlamı, Stifling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stifling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Prevention : Önlem, herhangi bir şeyin oluşma sıklığını önleme. Korunma. Önüne geçme. Önlem. Prevensiyon. Engel olma. Engel. Menetme. Önleme.

Quelling : Bastırmak. Gidermek (endişe vb). Önünü almak. Heyecanını bastırmak. Heyecanını yatıştırmak. Teskin etmek. Yatıştırmak. Bastırmak (korku). Ezmek. Bastırmak (isyan vb'ni).

Muggy : (hava) kapalı. Bunaltıcı. Boğucu hava. Sıcak ve rutubetli. Kapalı. Nemli. Sıkıntılı (hava).

Jammers : Sinyal bozucu. Yayını bozan radyo istasyonu. İşaret karıştırıcı. Parazit yapan radyo istasyonu. Sinyal boğucu.

Muggiest : Sıcak ve rutubetli. Nemli. Boğucu hava. Kapalı. Bunaltıcı. (hava) kapalı. Sıkıntılı (hava).

Boring : Usandırıcı. Bıktırıcı. Bayıcı. Can sıkıcı. Sıkıcı. Sondaj. Tuzsuz. Delik. Bıktıran.

Bar : Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. İnce ışık demeti. Parmaklık takmak. Sürgülemek. Taşıma çubuğu. Yasaklamak. Dışında. Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Çıta. Bariyer.

Smothery : Boğma veya söndürme eğiliminde olan. Bastırma eğiliminde olan.

Asphyxiant : Boğucu kimyasal silah. Asfiksant. Boğucu madde.

Choking : Tıkanma. Dolma. Kısma. Tıkama. Şok. Boğma.

Stifling synonyms : suppression, smothering, choky, asphyxiating, sulfurous, sulphurous, hot, sultry, muggier, crackdown, jammer, cloying, chokier, crushing, airless.

Stifling zıt anlamlı kelimeler, Stifling kelime anlamı

Cold : Duygusuz. Soğukalgınlığı. Soğukkanlı. Baygın. Nevazil. Kaçınılmaz. Donuk. Frijit. Üşümüş. Kesin olarak.