Stigmatizes türkçesi Stigmatizes nedir

Stigmatizes ingilizcede ne demek, Stigmatizes nerede nasıl kullanılır?

Stigmatize : Lekelemek. Belirli bir şekilde damgalamak. Leke sürmek. Kınamak. Damgalamak. Dağlamak. Damgalanma. Belirli bir şeyin damgasını vurmak. Küçük düşürmek. Yaftalamak.

Stigmatized : Damgalanmış. Lekeli. Damgalamak. Lekelemek. Dağlamak. Kınamak. Lekelenmiş. Damgalı. Küçük düşürmek.

Was stigmatized as : Olarak namlandırıldı. Olarak adı çıkarıldı. Olarak damgalandı. Olarak ünlendirildi.

Stigmatization : Damgalama.

Stigmatizing : Belirli bir şeyin damgasını vurmak. Damgalanma. Damgalamak. Yaftalamak. Belirli bir şekilde damgalamak. Kınamak. Küçük düşürmek. Lekelemek. Dağlamak.

Astigmatic difference : Odak yerdeğişimi. Odak kaçıklığı. Odaksamaz bir dizgenin birincil ve ikincil odakları aralığı. Astigmatik fark.

Anastigmatic : Anastigmatik. Astigmatizm hastası olmayan (optik). Yayık. Astigmatsız. Anastigmat.

Astigmatic : Astigmatik. Astigmatizm ile ilgili (göz merceğinin bozuk görüntü yaratan eşit olamayan eğriliği). Astigmat.

Anastigmatic lens : Astigmatlık düzeltici mercek. Yayıkmercek. Anastigmat mercek.

 

Stigmatise : Belirli bir şeyin damgasını vurmak. Belirli bir şekilde damgalamak. Yaftalamak. Damgalamak. Lekelemek. Kınamak. Dağlamak. Küçük düşürmek.

İngilizce Stigmatizes Türkçe anlamı, Stigmatizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stigmatizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Docket : Özet olarak deftere geçirmek. Adres etiketi. Makbuz. Etiketlemek. Gündem. Karar defteri. Gümrük makbuzu. Fiş. Etiket.

Demeans : Davranış sergilemek. İndirgemek. Alçaltmak (birisini). Terbiyeli olmak. Davranmak. Küçültmek. Alçaltmak.

Brand : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Derin etki bırakmak. Sarmalaç üzerine malın özelliğini göstermek amacıyla ve kızgın bir demirle vurulan im. Yaftalanmak. Damga. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. İşlemek. Damga vurmak.

Anathematise : Yasaklamak. Aforoz etmek. Kiliseden aforoz etmek. Yasaklamak (ayrıca anathematize). Lanetlemek.

Asperse : Çamur atmak. İftira etmek. Alnına leke çalmak. İftira atmak. Alnına leke sürmek. Serpmek.

Brands : Derin etki bırakmak. Markalamak. İşlemek.

Cauterising : Kostik bir madde ile ölü dokuyu yakmak. Kavurmak. Yakmak. (tıp veya medikal terimi) dağlayarak tedavi etmek. Sıcak bir demirle yakmak. Isıyla aşındırmak. Isı uygulayarak kanamayı durdurmak (ayrıca cauterize). Koterize etmek. Hissizleştirmek.

Censure : Eleştirmek. Tekdir. Sertçe eleştirmek. Kınama. Tektir etmek. Suçlamak. Tenkit etmek. Azar. Cezalandırmak.

Cauterized : Yakmak. Dağlanmış.

Stigmatizes synonyms : stigmatise, label, attainting, bastardize, anathematizes, bastardizing, bedaubs, stigmatized, stigmatize, affronts, castigating, assail, attainted, mark, degrades, bedaub, impress, affronting, sears, abased, branding, imprint, abases, impresses, affronted, debase, assails, castigated, incuse, bastardise, bastardizes, blame, print.