Dağlamak nedir, Dağlamak ne demek

  • Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak.
  • Acısı yüreğine işlemek
  • Çok sıcak, soğuk veya acı bir şey yakmak.
  • Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak.

"Dağlamak" ile ilgili cümle

  • "Soğuk yüzünü dağladı. Biber ağzını dağladı."
  • "Kızgın maşa demirini al da kollarını dağla dese dağlayacakmışım." - O. C. Kaygılı

Dağlamak anlamı, kısaca tanımı:

Dağlama : Dağlamak işi.

Yüreğini dağlamak : Acıyla ve özlemle içi yanmak, acıyla kıvranmak.

Kızgın : Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli. Çok ısınmış, ısıtılmış veya kızdırılmış. Eş arayan (hayvan).

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Bu elementten yapılmış parça.

Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

 

Deri : Toplantı, düğün. Bu tabakadan yapılmış. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.

Damga : Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik. Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç.

Vurmak : Hızla değmek, çarpmak. Duyulmak, hissedilmek. Manevi olarak yaralamak. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Desteklemek, dayamak. Çıkmak. Dokunmak, hasta etmek. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Tavla oyununda pulu kırmak. Çarpma işlemini yapmak. Hızla çarpmak. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Olumsuz yönde etkilemek. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Kadeh tokuşturmak. İçki içmek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Takmak, koymak, bağlamak. Silahla yaralamak, öldürmek. Amaçladığı şeye rast getirmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Uygulamak, basmak, koymak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Bağlama, ilişkilendirmek.

Dindirmek : Dinmesini sağlamak.

İşlemek : İse tutup karartmak.

 

Diğer dillerde Dağlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Dağlamak ne demek? : v. brand, cauterize, sear, stigmatize

Fransızca'da Dağlamak : cautériser, stigmatiser

Almanca'da Dağlamak : v. abätzen, abbeizen, ätzen, ausbrennen, kauterisieren

Rusça'da Dağlamak : v. выжигать, клеймить, прижигать, выжечь, заклеймить, прижечь