Stiller türkçesi Stiller nedir

Stiller ingilizcede ne demek, Stiller nerede nasıl kullanılır?

Distiller : İmbik. İmbikten çekici. Damıtarak içki üreten kimse. Damıtıcı. Su damıtma cihazı. Damıtıcı firma.

Distilleries : Damıtma tesisi. Damıtma yeri. Damıtık içki fabrikası. İçki yapılan yer. İçki imalathanesi. Damıtıcı aygıt. Damıtımevi. İçki yapan fabrika. İçki fabrikası. İmbik.

Distillers : Damıtarak içki üreten kimse. İmbik. Su damıtma cihazı. Damıtıcı firma. Damıtıcı.

Distillery : İçki yapılan yer. İmbik. Damıtıcı aygıt. Damıtma yeri. Damıtma tesisi. İçki yapan fabrika. Damıtımevi. İçki imalathanesi. İçki fabrikası. Damıtık içki fabrikası.

Distillery waste water : İçki fabrikası atık suyu.

Apostille : Tasdik şerhi. Apostil şerhi. Apostil.

Instiller : Yavaş yavaş öğretmek. Damla damla akıtmak. Sokmak. Öğretmek. Aşılamak. Damlatmak. Yavaş yavaş veren. Aşılayan. (fikir vb) aşılamak. (fikir) aşılamak.

Bastille : 14. yüzyılda paris'te inşa edilen ve 17.-18. yüzyıllarda eyalet hapishanesi olarak kullanılan hisar. Cezaevi kalesi (adını 14'üncü yüzyılda yapılmış ve 1789'da yıkılmış olan bastille isimli paris'teki bir hisardan almaktadır). Hapishane hisarı.

Bastille prison : Bastil hapishanesi.

 

Bastilles : 14. yüzyılda paris'te inşa edilen ve 17.-18. yüzyıllarda eyalet hapishanesi olarak kullanılan hisar. Hapishane hisarı.

İngilizce Stiller Türkçe anlamı, Stiller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stiller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Citizen : Uyruk. Uyruklu. İkamet eden kimse. Vatandaş. Hemşeri. Hemşehri. Sivil kimse. Tebaa.

Cannie : İhtiyatlı. Dikkatli. Nazik.

Stillest : Dindirmek (fırtına vb'ni). Sakinleşmek. Yine de. Hala. Sakinleştirmek. Susturmak.

Becalmed : Rüzgarsızlıktan dolayı yol alamama (yelkenli). Hareketsiz kalmış. Rüzgarsızlıktan dolayı hareket edememe (yelkenli).

Arcadias : Sade. Pastoral. Kaliforniya eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kırsal cennet. Basit. New york eyaletinde yerleşim yeri. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri.

Dormant : Uyuşuk. Uyuyan. Etkin olmayan. Uykuda. Faal olmayan (yanardağ). Uyku halinde. Sabit. Etkisiz. Sönmüş (yanardağ). Keşfedilmemiş.

Anemic : Cansız. Kansız, soluk, anemiyle belirgin, anemiden etkilenen veya anemiye ait olan. Mecalsiz. Beti benzi kaçmış. Anemik. Kansız. Şevksiz. Beti benzi atmış.

Inertial : Pasif. Hantal. Atalet ile ilgili. Hareket etmeyen. Atalet. Aktif olmayan. Durgunluğa özgü (fizik). Miskin. Tembel.

Fossillike : Hareket etmeyen. Katı ve sert. Eski. Sabit. Taş gibi. Fosil gibi. Tarihi. Antik.

Balmier : Çatlak (argo terim). Ilık. (hava) yumuşak. Rayihalı. Şeker gibi. Yumuşak ve ılık (hava). Huzur veren. Hoş kokulu. Dinlendirici.

Stiller synonyms : nonmotile, arcadia, at peace, immobile, noneffervescent, ditchwater, closemouthed, airless, calmest, breathless, small, dumb, halcyon, flattest, bovine, consonant, actionless, moveless, basally, calmer, calm, canny, balmy, buttoned up, dreamless, consonantal, immovable, dumbest, close tongued, ditch water, aphonic, anaemic, in repose.

 

Stiller zıt anlamlı kelimeler, Stiller kelime anlamı

No longer : Daha fazla değil. Bundan böyle. Daha fazla. Artık.

Large : Bol. Büyük. Büyücek. İri. Kalabalık (aile). Geniş. Kocaman. Büyük (servet). Koca. Çok.

Big : Ünlü. Kocaman. Önemli. Büyük. İri. Popüler.

Stiller ingilizce tanımı, definition of Stiller

Stiller kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who stills, or quiets.