Stitches türkçesi Stitches nedir

Stitches ile ilgili cümleler

English: Tom needed three stitches.
Turkish: Tom'un üç dikişe ihtiyacı vardı.

English: She needed five stitches.
Turkish: Ona beş dikiş atıldı.

English: I think Tom needs stitches.
Turkish: Sanırım Tom'un dikişlere ihtiyacı var.

English: You need stitches.
Turkish: Dikişlere ihtiyacın var.

English: The doctor gave her four stitches.
Turkish: Doktor ona dört dikiş attı.

Stitches ingilizcede ne demek, Stitches nerede nasıl kullanılır?

Stitches in the side : Böğür sancısı.

Be in stitches : Kahkahalar atmak. Gülmekten çatlamak. Gülmekten kırılmak.

In stitches : Kahkahalara boğulmuş.

Undo stitches : Dikişi sökmek.

Undoing stitches : Bir arada bağlanmış ipleri ayırma. Dikişleri sökme. Düğümleri açma. İlmikleri çözme.

Hemstitched : Ajur yapmak. Ajur. Kenar dikişi. Ajurlu dikiş. Kenar süsü. Antika. Sürfile dikişi. Kenar süsü vermek. Eğreti dikiş. Kenar dikişi ile dikmek.

Hemstitches : Antika. Kenar süsü. Ajurlu dikiş. Sıçandişi. Ajur yapmak. Ajur. Eğreti dikiş. Sürfile dikişi. Kenar süsü vermek. Kenar dikişi.

Stitchers : Dikici.

Handstitched : Elde dikilmiş. El dikişli. Elle dikiş dikilmiş.

Backstitches : İğneardı dikiş dikmek. İğneardı. Teyel. İğne ardı dikiş. Geriye dikiş. İğneardı dikiş. İğneardı dikiş yapmak. Teyellemek.

 

İngilizce Stitches Türkçe anlamı, Stitches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stitches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tuck : Kıvrılmak. Kıstırmak. Tıkıştırmak. Sıkıştırmak. Sokmak. (içine) sokmak. Tıkmak. Tepmek. Katlamak. Kıvırmak.

Cast on : Şişe ilmek geçirmek. İpliğe ilmik atmak. Örgüye başlamak. Örgüde ilk ilmeği atmak. İlmek atmak.

Hem : Kenarını kıvırıp dikmek. Kenar. Etek baskısı yapmak. Hımlamak. Elbise eteği. Bastırmak. Dikilmiş kenar. Kenar kıvrımı. Kenarını bastırmak. Öksürmek.

Sew : Dikmek. Halletmek. Dikiş dikmek.

Tick : Tik atmak. Bilgisayar, biyoloji, iktisat alanlarında kullanılır. Tık tık etmek. Hayatından memnun olmak. İşaretlemek. Doğru işareti koymak. Tik (kontrol işareti). İmlemek. Fiyat adımı. Tik tak.

Stitching : Dikme. Dikiş.

Pucker : Büzgü yapmak. Buruşukluk. Kırışmak. Buruşturmak. Büzmek (dudaklarını). Kırıştırmak. Büzülmek (dudakları). Büzmek (dikiş). Büzüşmek. Buruşmak.

Case : Vaka. Kutulamak. Kılıf. Tuhaf tip. Hal. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Hasta. Örnekolay. Kap. Sandık.

Binds : Tutmak. Sarmak. Bağlamak. Donmak (beton). Usandırmak. Sargılamak. Engel olmak. Tutturmak.

Fell : Mahvetmek. Merhametsiz. Devirmek. Kesip devirmek. Yere yıkmak. Düşürmek. Kırmalı dikmek. Öldürücü. Düşmek. Kır.

 

Stitches synonyms : embroidery stitch, resew, crochet stitch, retick, sew together, knitting stitch, sewing stitch, cast off, fix, tack, secure, baste, gather, backstitch, finedraw, sewing, run up, join, stitch, stitchery, seams, bind, overcast, fasten, hemstitch, conjoin, stitched.

Stitches zıt anlamlı kelimeler, Stitches kelime anlamı

Disjoin : Bağları kopmak. Birleşmesine engel olmak. Ayırmak.

Cast on : Örgüde ilk ilmeği atmak. İpliğe ilmik atmak. Şişe ilmek geçirmek. Örgüye başlamak. İlmek atmak.

Unfasten : Çözülmek. Açmak. Gevşetmek. Koyuvermek. Gevşemek. Çözmek. Açılmak.

Stitches antonyms : cast off, seamless.