Stoking türkçesi Stoking nedir
- Ateşi karıştırmak.
- Süngüleme.
- Ateş karıştırma.
- Tıka basa doldurmak.
- Ateşe kömür atmak.
- Ateşçilik yapmak.
- Atıştırmak.
- Kömür atma.
Stoking ingilizcede ne demek, Stoking nerede nasıl kullanılır?
Stoking tools : Ocak takımı. Kömür yakan kazanlarda, ateşi kuvvetlendirmek, külleri dışarı almak, duman borularını temizlemek v.b. işlerde kullanılan araçlar. bunlar, süngü, fırça, gelberi, kürek'dir.
Cholecystokinin : İnce bağırsakta serbest kalan bir hormon. Kolesistokinin.
Stoke : Ateşi karıştırmak. Ateşe kömür atmak. Tıka basa doldurmak. Ateşe kömür veya odun atmak. Atmak (ateşe odun). Ateşçilik yapmak. Atıştırmak. Ateşe kömür vb atmak. Canlandırmak.
Stoke up : Beslemek.
Stoked : Ateşe kömür atmak. Ateşçilik yapmak. Tıka basa doldurmak. Heyecanlı. Atıştırmak. Ateşi karıştırmak. Çok memnun.
Automatic stoker : Yakıtın otomatik olarak kazana yüklenmesi. Otomatik yükleme.
Stokehold : Kazan dairesi (gemi). Kazan dairesi. Ocak dairesi.
Abraham stoker : Abraham bram stoker (1847-1912). Dracula (drakula) romanının yazarı. Britanyalı yazar.
Anti stokes line : Anti stokes çizgisi.
Carl burton stokes : 1967-1971 yılları arasında cleveland'ın (ohio, abd) belediye başkanlığını yapmış olan abd'li bir siyasetçi. Abd'de bir büyükşehre belediye başkanlığı yapmış olan ilk afrika kökenli amerikalı. Carl stokes (1927-1996).
İngilizce Stoking Türkçe anlamı, Stoking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stoking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stoked : Heyecanlı. Çok memnun.
Crams : Sınava çalışmak. Tıkınmak. Semirtmek. Tıkmak. Sıkıştırmak. Tıka basa yemek. Çok çalışmak. İneklemek. Sınav için çok çalışmak. Tıkıştırmak.
Encumber : Doldurmak. Yüklemek. Ayağına dolaşmak. Engellemek. Borç. Engel olmak. Güçlük çıkartmak. Sorumluluk yüklemek. Ayakbağı olmak. Ayak bağı olmak.
Hosiery : Mensucat. Tuhafiye. Çoraplar. Penye. Çorap. Çorapçılık. Mensucat fabrikası. Çorap fabrikası. Dokuma. İç çamaşırı.
Knee high : Dize kadar. Diz boyu.
Clutter : Karmakarışık etmek. Yığmak. Darmadağınık etmek. Zürzavar. Dağıtmak. Dağınıklık. Karıştırmak. Karışıklık. Saçıştırılmış şeyler.
Gobbles : Acele yemek. Hindi sesi. Hızlı yemek. Gulu gulu. Silip süpürmek. Çabuk çabuk yemek. Hindi gibi sesler çıkarmak. Çabuk yemek. Yalayıp yutmak.
Rayons : Yapay ipek. Reyon. Suni ipek. Bitkisel ipek. Suni ipekli kumaş. Rayon.
Silk stocking : İpek çorap. İpekli çorap. Soylu. İpek kadın çorabı. Asil kimse. Aristokrat.
Encumbered : Engellemek. Yüklemek. Sorumluluk yüklemek. Mani olunmuş. Zorunluluk veya sorumluluk altında bırakılmış. Yoluna taş koyulmuş. Yüklü. Yüklenmiş. Engel olunmuş.
Stoking synonyms : support stocking, christmas stocking, rayon stocking, boothose, support hose, nylon stocking, knee hi, cram, hose, cluttering, gorging, drizzled, pantyhose, gluts, mizzling, impressive, bolt down, drizzle, gobbled, gobbling, gobble, gorges, gorge, dramatic, clutter up, drizzles, stoke, spectacular, clutters, mizzle, have a snack, glutted, instep.
Stoking zıt anlamlı kelimeler, Stoking kelime anlamı
Unimpressive : Etkileyici olmayan.
Profound : İçe işleyen. Derin. Bilgili. Derya. Çok derin. Bilge. İçine işleyen. Etkileyici. İçten. Şiddetli.

Bu kısımda Stoking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stoking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stoking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stoking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.