Stones türkçesi Stones nedir

  • Taş döşemek.
  • Taşa tutmak.
  • Çekirdeğini çıkarmak.
  • Taşlamak.

Stones ile ilgili cümleler

English: A boy was throwing stones at the dog.
Turkish: Bir çocuk köpeğe taşlar fırlatıyordu.

English: Ali is throwing stones at birds.
Turkish: Ali kuşlara taş atıyor.

English: Don't throw stones into the river.
Turkish: Nehre taş atmayın.

English: Ali collects teddy bears, postcards and stamps, old coins, stones and minerals, number plates and hubcaps - in short: almost everything.
Turkish: Ali oyuncak ayıları, kartpostal ve pulları, eski paraları, taş ve mineralleri, trafik plakaları ve jant kapaklarını yani kısacası hemen hemen her şeyi toplar.

English: Don't throw stones at the dog.
Turkish: Köpeğe taş atmayın.

Stones ingilizcede ne demek, Stones nerede nasıl kullanılır?

Throw stones at : Taşları savurmak. Taş atmak.

Break stones : Dalga geçmek. Canına okumak. Şaka yapmak. Kafa bulmak.

Broken stones : Kırma taş.

Casting stones : Taş fırlatma.

Clover stones : Yoncadan zengin meralarda otlatılan koyunlarda, özellikle böbrek pelvisinde görülen, bitkisel östrojen metaboliti benzokumarinlerden, dökülmüş epitelyum hücrelerinden, kalsiyum karbonat ve izoflovanlardan oluşan sarı renkte yumuşak kıvamlı taşlar. Yonca taşları.

 

Semiprecious stones : Yarı değerli taş.

Tonsil stones : Bademciklerde bir yabancı cisim etrafında biriken koyulaşmış salgı ve döküntülerden meydana gelen, bezelye büyüklüğüne ulaşabilen, koyu kahve-siyah renkte taşlar, tonsillolit. Bademcik taşları.

Brownstones : Kırmızımsı kahverengi kumtaşı. Kahverengi kumtaşı. Varlıklı. Kumtaşı.

Throwing stones : Taşlar fırlatma. Taşlar atma.

The stones : İngiliz rock and roll grubu (1960-1990 arasında popüler olan). Taşlar.

İngilizce Stones Türkçe anlamı, Stones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pizzeria : Pizzacı.

Shoe store : Ayakkabıcı. Ayakkabı satış yeri. Ayakkabı dükkanı. Ayakkabı mağazası.

Boutique : Butik mağaza. Butik.

Chain store : Markası ve yönetimi, merkezi bir kuruma ait birden çok perakende satış yeri. Zincir mağazalar şubesi. Aynı mağazalar zincirine bağlı mağaza. Zincir mağaza. Mağaza zinciri. Mağazalar zinciri.

Pelts : Hız. Deri (hayvan). Dayak atmak. Fırlatmak. Posteki. Post. Şakır şakır yağmak. Seğirtmek. Taşa tutma. Yağdırmak.

Hardware store : Hırdavat. Hırdavatçı. İnşaat malzemeleri satan dükkan. Hırdavat dükkanı. Nalbur dükkanı. Madeni eşya dükkanı.

Grind : Rodaj yapmak. Çalmak. Sıkıştırmak. İneklemek. Ezmek. Öğütmek. Çektirmek. Ezilmek. Çekmek.

Cobbling : Dikicilik. Tamir etmek (ayakkabı). Taşla kaplamak. Pençe vurmak. Kabaca birleştirmek. Uyduruvermek.

Boulder : Büyük kaya. İri parça. Büyük taş. Tomruk. Tanelerinin çapı 256 mm. den büyük olan taş. İri kaya parçası. Kaya bloğu. Kopuk kaya parçası. İri çakıl. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Seed : Tohum ya da çekirdeğini çıkarmak. Tohum vermek. Döllemek. Atmık. Tohumlamak. Horozcuk. Tohum ekmek. Tohum. Habbe. Sperm.

Stones synonyms : wall rock, florist shop, chemist's, pizza parlor, thriftshop, pet shop, apothecary's shop, novelty shop, chemist's shop, fix it shop, haberdashery store, pawnbroker's shop, clastic rock, building supply house, specialty store, rock outcrop, loan office, pizza shop, mens store, food shop, natural object, dress shop, building supply store, liquor store, ironmonger's shop, shopfront, tobacconist shop, package store, beauty salon, bookshop, beauty parlor, florist, outcropping.

Stones zıt anlamlı kelimeler, Stones kelime anlamı

Artifact : İnsan yapımı. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan eliyle yapılan şey. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapay doku. Elişi. Yapay olgu.

Lose : Azıtmak. Şaşırmak. Kaçırmak. Yitirmek. Mahrum etmek. Kaybolmak. Kazanamamak. Heba etmek. Geri kalmak (saat). Geri kalmak.