Grind türkçesi Grind nedir

  • Bilemek.
  • Üzmek.
  • Çekmek.
  • Çektirmek.
  • Ezmek.
  • Ezilmek.
  • Sıkıştırmak.
  • Öğütmek.
  • Kolunu çevirerek çalıştırmak.
  • İneklemek.
  • Zımparalamak.
  • Gıcırdatmak.
  • Rodaj yapmak.
  • Çalmak.
  • Taşa tutmak.
  • Çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni).

Grind ile ilgili cümleler

English: Do you know how to grind beef?
Turkish: Dana etinin nasıl kıyılacağını biliyor musun?

English: I grind my own coffee beans every morning.
Turkish: Her sabah kendi kahve çekirdeklerimi ben öğütürüm.

English: Are you tired of the daily grind?
Turkish: Her günkü işlerden usandın mı?

English: After I tried out my new loom, I made my bed and repaired the coffee grinder.
Turkish: Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.

English: Mame uses a coffee mill to grind coffee beans.
Turkish: Mame kahve çekirdeklerini öğütmek için kahve değirmeni kullanır.

Grind ingilizcede ne demek, Grind nerede nasıl kullanılır?

Grind to a halt : Sonuçlanmak. Sona ulaşmak. Daha fazla ilerleyememek. Stop etmek. Bitmek. Durma noktasına gelmek. Yavaşlamak. Gıcırdayarak yavaş yavaş stop etmek. Durmak.

Step grind procedure : Basamaklı taşlama yöntemi.

Taper grind procedure : Eğik taşlama yöntemi.

The mills of god grind slowly : Adalet çabucak gerçekleşmez. Adalet sistemi yavaş çalışır. Allah'ın değirmenleri yavaş yavaş öğütür.

 

The mills of justice grind slowly : Adaletin gerçekleşmesi uzun zaman alır. Adalet değirmenleri yavaş yavaş öğütür. Yargısal süreç hızlı değildir.

Grinder : Öğütücü (makine veya alet vb). Azıdiş. Aşındırıcı makine. Bileyici. Zımpara tezgahı. Öğütücü ile öğüten kimse. Kıyma makinesi. Bileği. Diş. Kıyma tezgahı.

Grinders : Bileyici. Zımpara tezgahı. Taşlama tezgahı. Azıdiş. Değirmen. Öğütücü. Kıyma makinesi.

Grinding apparatus : Bileme cihazı. Rektifiye cihazı.

Grinded : Öğütülmüş.

Have an ax to grind : Bir şikayeti olmak. Çıkarı olmak. Şikayetçi olmak.

İngilizce Grind Türkçe anlamı, Grind eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorbs : İşgal etmek. Emmek. Devralmak. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Karşılamak (masrafı). Özümsemek. Sönümlemek. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi).

Mugs : Maymunluk etmek. Enayi. Komik mimikler yapmak. Saldırmak. Saldırıp soymak. Kupa. Surat. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Çok çalışmak.

Mill : Haddelemek. Değirmen. Diş diş yapmak (paranın kenarını). Tırtıklamak. Çentiklemek. Öğütücü. Değirmende öğütmek.

Grit : Kanatlıların kaslı midesindeki yemleri öğütme işlemini artırmak amacıyla kullanılan, hayat için koşul olmamakla beraber sindirimi düzenleyen, tuz asidinde çözünmeyen granit, kuvars, çakmak taşı gibi taş parçacıklarından oluşan, isteğe bağlı alınabilen taşlar, grit. Kum. Cesaret. Taşlıkta bulunan tahıl ve otların öğütülmesi için kanatlılar tarafından yenilen küçük taşlar ve kumlar. Çakıl. Kararlılık. Yüreklilik. Gıcırdamak. Grit.

 

Emeries : Utah eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde şehir. Zımparayla düzeltmek. Zımpara. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Aşındırıcı.

Squashing : Duvar tenisi. Sıkışmak. Bastırmak. Kabak. Susturmak. Pelte haline getirmek. Balkabağı. Bastırmak (isyan vb'ni).

Mugged : Komik mimikler yapmak. Zevzeklik etmek. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Çok çalışmak. Maymunluk etmek.

Abstract : Soyutlamak. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet. Kafasını meşgul etmek. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Özet çıkarmak. Soyut resim. Damıtmak (biyoloji terimi). Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Özet.

Sandpapers : Zımpara. Zımpara kağıdı ile zımparalamak. Zımpara kağıdı. Zımpara yapmak. Şerit zımpara kağıdı. Zımparayla düzeltmek.

Grates : Gıcık etmek. Sinirlendirmek. Izdırap vermek. Rendelemek. Gıcırdamak.

Grind synonyms : fragmentise, manducate, fragmentize, cranch, craunch, comminute, gritting, smash, swot, digest, cram, adopts, abide, give an edge to, resets, masticate, floured, squash, agitates, flour, be put upon, aggrieve, astringing, abrade, crunch, chagrin, add, tortures, allured, crunched, bag, inflict, attract.

Grind ingilizce tanımı, definition of Grind

Grind kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To produce as by the action of millstones. To turn the millstones. The act of reducing to powder, or of sharpening, by friction. To perform the operation of grinding something. To crush into small fragments. To reduce to powder by friction, as in a mill, or with the teeth.